Hindistan Cevizi nedir, ne işe yarar?
- Kullanılan kısmı
- Ağacın sert kabuklu meyvelerinin beyaz renkli etli iç kısmı (Fructus cocos nuciferae)
- Literatürde bildirilen etkiler
- Hindistan cevizinin içerdiği inorganik mineral tuzlarının kanda gözlemlenen ozmotik basınca benzer bir etki gösterdiği ve plazma koagülasyonunu etkilemediği bildirilmektedir.
- Dikkat edilmesi gerekenler
- Bilimsel kanıtlar hindistan cevizinin oldukça güvenli bir bitki olduğunu göstermektedir. Bilimsel çalışmalar herhangi bir yan etki veya toksik etki belirtmemektedir.
- Farmakopeler
- Gruenwald et al. (2000), Martindale the Complete Drug Reference (2009), ESCOP (2003), Duke et al. (2002), Ross (2005)
Yukarıdaki etki bilgileri, bu sayfanın kaynakçasında listelenen bilimsel literatürde bildirilen bulgulardır; tedavi önerisi ya da herhangi bir ürün için sağlık beyanı değildir.
Hindistan Cevizi kimlik bilgileri
| Botanik adı | Cocos nucifera |
|---|---|
| Alemi | Plantae (Bitkiler) |
| Bölümü | Magnoliophyta (Kapalı tohumlular) |
| Sınıfı | Liliopsida (Tek çenekliler) |
| Takımı | Arecales |
| Familyası | Arecaceae/Palmaceae (Palmiyegiller) |
| Cinsi | Cocos |
Bilimsel sınıflandırması
Botanik Türü: Cocos nucifera L.
Botanik türleri
Hindistan cevizinin ağacının (Cocos nucifera L.) ait olduğu palmiyegiller (Palmaceae) familyası 190 cins ve bu cinslerde yaklaşık 2,800 farklı botanik tür barındırır.1 27 farklı alt cins ve 600 farklı botanik tür içeren Cocoideae alt familyasına mensup olan Cocos cinsinin kabul edilen ve sahip olduğu tek botanik tür hindistan cevizidir.2 Hindistan cevizinin ait olduğu palmiyegiller familyası; yağ palmiyesi (Elaeis guineensi), palmira (Borassus flaballifer), balık kuyruğu palmiyesi (Caryota urens) ve hurma ağacı (Phoenix dactylifera) gibi ekonomik olarak önemi olan palmiye ağaçlarını içerir.1
Terapide kullanılan kısımları
Ağacın sert kabuklu meyvelerinin beyaz renkli etli iç kısmı (Fructus cocos nuciferae)3-7
Kimyasal bileşenleri
Yağ asitleri (%60-70): %45-50 oranında lorik (dodekanoik) asit, miristik (tetradekanoik) asit (%13-20), palmitik (heksadekanoik) asit (%7-10), kaprilik (oktanoik) asit (%5-10) ve ayrıca stearik asit, linoleik asit, kaproik asit ve oleik asit içerir.1-9
Serbest yağ asitleri (%3-5)1-9
5-hidroksi yağ asitlerinin delta-laktonları: Hindistan cevizi aromasından bazı alifatik hidroksikarboksilik asitlerinin delta laktonları sorumludur. Özellikle, delta oktalakton ve 5-dekanolid başlıca bileşenlerdir.1-9
Fenolik asitler: 4-hidroksibenzoik asit en belirgin fenolik bileşen olarak öne çıkmaktadır. Diğer fenolik bileşenler ise ferulik asit, 4-kumarik asit, 4-hidroksibenzaldehid ve vanilik asitlerden oluşur.10
Diğer kimyasal bileşenler: Serbest bir amino asit olan L-arginin biyoaktif bileşenini içerir. Bol miktarda potasyum (290 mg %), sodyum (42 mg %), kalsiyum (44mg %), magnezyum (10 mg %), fosfor (9.2 mg %), demir (2.43 mg %) ve çinko (1.1 mg %) gibi inorganik iyonlar bulunur. Maltoz ve glikoz gibi şekerler ve şeker alkolleri; ayrıca C ve B kompleks vitaminleri; auksin, 1,3-difenilurea ve sitokinin gibi fitohormonlar ve asit fosfotaz, katalaz, dehidrogenaz ve diaztaz gibi enzimleri içerir.1-9
Farmakope ve monografiler
Gruenwald et al. (2000)3, Martindale the Complete Drug Reference (2009)4, ESCOP (2003)5, Duke et al. (2002)7, Ross (2005)9
Botanik özellikleri ve yetiştiği yerler
Hindistan cevizinin anayurdunun Pasifik'teki Melanezya veya Güneydoğu Asya yarımadası mı yoksa Güney Amerika'nın kuzeybatısı mı olduğuna dair tartışmalara son noktayı, bu ağacın anavatanının Yeni Gine'nin bugün sular altında kalan kuzeydoğu kesimindeki topraklar olduğunu kanıtlayan bulgular koymuştur.6,8-11 15 milyon yıllık olduğu belirtilen hindistan cevizi ağacına benzeyen küçük ağaçlara ait fosil kalıntılarına Yeni Zelanda ve Hindistan'da rastlanmıştır.11 Hindistan cevizinin coğrafik olarak yetişme koordinatları ekvatorun 20˚ kuzey ve 20˚ güney bölgelerinde bulunan Hindistan, Seylan, Malezya, Endonezya, Filipinler, Pasifik'teki Güney Denizi Adaları, Doğu Afrika ve Orta ve Güney Amerika'nın tropik adalarında ve deniz kıyılarında, deniz seviyesinden 800 m yüksekliğe kadar humuslu, porlu ve kumsallardaki saf topraklarda yetişir. 27˚ kuzey ve 27˚ güney koordinatlarında da kültürü yapılsa da başarılı olunamamış ve meyve elde edilememiştir. Melanezya bölgesinde türlü varyeteleri bulunur.9 Hindistan cevizi meyvesinin bütün kısımları kullanılabilir.11 Hindistan cevizi ağacı uzun ve cüce olarak iki sınıfa ayrılır. Uzun varyeteleri yavaş büyür, 20-30 m'ye kadar boylanabilir ve ekildikten 6-10 yıl sonra meyve verir. Kurutulmuş meyvesi, yağı ve elyafı çok kalitelidir. Oldukça sağlam bir palmiye türü olup 80-120 yıl yaşayabilir. Erkek çiçekler dişilerden erken olgunlaştığı için bu türde çapraz döllenme hayli sık görülür. Meyveler, döllendikten 12 ay sonra olgunlaşır. Cüce varyeteler hızlı büyür, 8-10 m'ye kadar boylanabilir ve 4-5 yıl içinde meyve verir. Cüce varyetelerde erkek ve dişi evreler örtüştüğünden, kendiliğinden döllenme gerçekleşir. Meyveleri sarı, kırmızı, yeşil ve turuncu renklerde olabilir. Cüce varyete daha az dayanıklıdır. Daha elverişli iklim ve toprak şartlarına ihtiyaç duyar.10 Hindistan cevizi, killi ve kireçli topraklarda çok iyi yetişir. Bütün yıl boyunca sıcak ve nemli geçen iklimleri sever. Yıllık 1,500-2,500 mm yağış ve %60'ın üzerinde nem oranı bitkinin için en ideal koşulları sağlar. Elverişli iklim şartlarında tam verimli bir ağaç, her bir salkımında 8-10 meyvenin bulunduğu 12-16 salkım verir. Hindistan cevizi ağacı ömrü boyunca ortalama 10,000 meyve verir.8 Ağaç yaprakları 5 m uzunluk ve 1-1.7 m genişlik ve 15 kg ağırlığındadır. Ağaç kabuğu kalın ve dökülen yaprak tabanlarının izleri nedeniyle kaba tüylü bir görünüme sahiptir.3 Olgun bir hindistan cevizi meyvesi 20-30 cm uzunluğunda ve 1.2-2.0 kg ağırlığındadır.6 90'dan fazla hindistan cevizi üreticisi ülkelerde, bitkinin yaygın ve geniş kullanımı nedeniyle ekonomik olarak hayati öneme sahiptir.1-2,8,10-12 Filipinler, Endonezya ve Hindistan'da 80 milyon insanın geçimini idame ettirebilmesi doğrudan hindistan cevizi üretimine bağlıdır.11 2009 yılı itibariyle Filipinler 19.5 milyon ton ile en büyük hindistan cevizi üreticisi iken, Endonezya 15.3 milyon ton ile ikinci, Hindistan 10.9 milyon ton ile üçüncü, Brezilya 2.8 milyon ton ile dördüncü ve 2.2 milyon ton ile Sri Lanka beşinci sırada yer alır. Toplam dünya hindistan cevizi üretimi 54.7 milyon tondur.12
Tarihsel ve geleneksel kullanımı
Bitkinin Latince adı nucifera, kabuklu yemişe sahip (bitki) anlamına gelir.12 Hindistan cevizi palmiyesinin Sanskritçe'deki söylenişi, kalpa vrikşa kelimesinin anlamı 'hayatın idamesi için bütün ihtiyaçları sağlayan ağaç'tır.11 Marko Polo'nun 1280'de Endonezya'nın Sumatra adasında ilk kez karşılaştığı meyveyi nux indica olarak adlandırması bir tesadüf değildi. Bu ifade hindistan cevizinin doğrudan Arapça ceviz hindi şeklinde söylenişinin birebir tercümesiydi.12 Hindistan cevizi Hint halk tıbbında binlerce yıldır çok saygın ve kıymetli bir statüye sahiptir. Hindistan'da, 4,000 yıl önceden kalan Sanskrit tıbbi metinlerinde hindistan cevizinin gıda olarak ve Ayurvedik tıpta kullanılışı ile ilgili detaylı bilgiler mevcuttur. Meyvenin antiblenorajik, antibronşit, yüksek ateş düşürücü ve antigingivitik olduğuna inanılmaktadır. Ayurvedik tıpta, meyve yağı, sütü, kremi ve suyu; saç dökülmesi, saçın grileşmesinin önlenmesi, bronşit, öksürük, dizüri (ağrılı idrar), cilt yanıkları ve kalp hastalıklarının tedavisinde kullanılır.3,8 Hint kültüründe hindistan cevizi dini imalar içerir: 'tutkunun meyvesi'dir. Hindistan cevizi yağı insanlara hiçbir toksisitesi olmayan ve 'şişedeki eczane' olarak tarif edilen bir yağdır. ABD'de 1940'ların ortalarına kadar soya fasulyesi ve mısır endüstrisinin gelişiminden önce hindistan cevizi yağı diyet yağlarının en temel kaynağıydı. Hindistan cevizi suyu II. Dünya Savaşı yıllarında acil durumlarda kullanılmış ve hastaların damarlarına direkt olarak enjekte edilmişti. Antik dönemlerden bu yana her türlü bağırsak kurtlarına karşı kullanılmıştır.8 Afrika halk tıbbında iyileşmeyen yaralar ve cilt enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılır. Orta Amerika'da boğaz iltihapları ve soğuk algınlığında; Güneydoğu Asya'da ise diş çürümelerine karşı kullanılır.3 Brezilya'nın kuzeydoğu kesiminde ishal ve arterit tedavisinde kullanılır.3,13 Malezya halk tıbbında sıtma, yüksek ateş ve bağırsak kurtlarının tedavisinde kullanılır.14 Taze hindistan cevizi meyvesi içerdiği yüksek oranda şeker, mineral, vitamin, protein ve yağ asitleri nedeniyle tropik Asya ve Latin Amerika'da yaygın bir içecektir. Ayrıca dünyanın bu fakir bölgelerinde çocuk ve yetişkinlerde ishal tedavisinde, su kaybına karşı ve gastrointestinal sistem enfeksiyonlarına karşı yaygın olarak kullanılmaktadır. Halk tıbbında gastroenterit, böbrek taşı düşürülmesi ve koroner kalp hastalıkları tedavisinde ve kardiyoprotektif etkisi nedeniyle oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır.15
Farmakolojik özellikleri ve endikasyonları
Hindistan cevizinin içerdiği inorganik mineral tuzlarının kanda gözlemlenen ozmotik basınca benzer bir etki gösterdiği ve plazma koagülasyonunu etkilemediği bildirilmektedir. Meyvenin içerdiği yüksek potasyum konsantrasyonlarının kan basıncını düşürerek antihipertansif etki gösterdiği gösterilmiştir.8 Hindistan cevizinin nitrik oksit ve guanilat siklaz patikasını aktivasyonu ve muskarinik reseptörleri ve/veya siklooksigenaz patikasını stimülasyonu yoluyla vazorelaksan ve antihipertansif etkileri gösterilmiştir.16 Mineral zehirlenmesi ve aşırı doz ilaçlardan kaynaklanan toksisiteye karşı antidot etkiye sahiptir.8 İçerdiği serbest bir protein olan L-arginin serbest radikal üretimini ve lipid peroksidasyonunu azaltır. Antioksidan enzimleri arttırır. %65 oranında içerdiği kaprilik, kaprik, lorik, miristik, palmitik, stearik, oleik ve linoleik asitler gibi doymuş yağ asitleri doğrudan barsaklarda absorbe edildiği ve karaciğerde enerjiye dönüştürüldüğü için kolesterol biyosentezi ve transportuna dahil olmazlar. Meyvede bulunan özellikle potasyum gibi mineral iyonlarının miyokardiyal enfarktüse karşı kardiyoprotektif etkiye sahip olduğu gösterilmiştir. Hindistan cevizinin total kolesterolü, trigliseridi, fosfolipidleri, LDL (düşük yoğunluklu lipoprotein) ve VLDL'i (çok düşük yoğunluklu lipoprotein) azalttığı; yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) kolesterol düzeylerini ise yükselttiği gösterilmiştir. 4-hidroksibenzoik asit, ferulik asit, 4-kumarik asit, 4-hidroksibenzaldehid ve vanilik asitler gibi polifenolik biyoaktif bileşenlerin ise LDL oksidasyonunu önlediği bildirilmektedir.8-10 Yüksek oranda içerdiği doymuş yağ asitleri nedeniyle antiaterosklerotik ve antitrombotik etkilere sahiptir. İçerdiği L-arginin proteininin ve polifenolik bileşenlerin lipid peroksidasyonunu engellediği ve hipolipidemik etkiye sahip olduğu bildirilmektedir. Kaprilik asitin bir türevi olan monooktanoin biyoaktif bileşeni nedeniyle güçlü bir idrar yolları antiseptiği ve böbrek ve üretral taşların tedavisinde etkili olduğu bildirilmektedir. Salin ve albumin ve lorin gibi monogliseridler nedeniyle Escherechia coli , Pseudomonas aeruginosa, Staphylococcus aureus ve Candida albicans gibi kolera, mide ülseri, diş çürümeleri, gıda zehirlenmeleri, sinüzit, idrar yolları enfeksiyonları ve ishal hastalıklarına neden olabilen bakterilere karşı antibakteriyel etki göstererek bu hastalıkların tedavisinde güçlü etkiye sahiptir. Anne sütünde de bulunan lorik asit fitokimyasalının bebeği zararlı patojenlere karşı koruduğu ve diş çürümeleri ve ağız içi enfeksiyon tedavisinde etkili olduğu bildirilmektedir.8 Hindistan cevizi yağının visna, CVM, Epstein-barr, influenza, lösemi, pnömono ve hepatit C virüslerine karşı koruyucu etkileri gösterilmiştir. Lorik asitin diğer yağ asitleri ile karşılaştırıldığında en güçlü antiviral etkiye sahip olduğu bildirilmektedir. Aspergillus sp., Penicillium sp., Cladosporium sp., Fusarium sp., Alternaria sp., C. albicans, Fonsecaea pedrosoi ve Cryptococcus neoformans gibi mantar türlerine karşı özellikle lorik asitin güçlü antifungal etki gösterdiği kanıtlanmıştır.9 İçerdiği doymuş yağ asitlerinin immun sistemi güçlendirdiği ve metabolizmayı enfeksiyonlara karşı koruduğu gösterilmiştir. L-arginin bileşeninin glikojen düzeylerini tersine çevirerek, karbonhidrat metabolizması enzimlerini harekete geçirerek ve pankreasta hücre yenilenmesini sağlayarak antidiyabetik etki gösterdiği kanıtlanmıştır.8-9 Sıçanlar üzerinde hepatoprotektif (karaciğeri koruyucu) etkisi gösterilmiştir. Hindistan cevizi lorik asit ve dodekanoik asit nedeniyle etkili bir dezenfektan ve böcek kovucu etkiye sahiptir.8-10 Hindistan cevizinde bulunan yağ asitleri gibi etkin biyoaktif bileşenler ve içerdiği vitamin ve minerallerle birlikte metabolizmayı güçlendirdiği ve ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağladığı, antioksidan özelliğiyle immun sistemi güçlendirdiği ve antikoagülan etkisiyle kapalı kılcal damar ve arterleri açarak kan dolaşım sistemini güçlendirdiği gösterilmiştir. Kısaca vücudun lemfatik sistemini temizleyerek kan dolaşımını ve dolaysıyla bağışıklığı güçlendirerek erkeklerde cinsel gücü arttırdığı bildirilmektedir.9
Yan etki, kontrendikasyon, toksisite ve ilaç etkileşimleri
Bilimsel kanıtlar hindistan cevizinin oldukça güvenli bir bitki olduğunu göstermektedir. Bilimsel çalışmalar herhangi bir yan etki veya toksik etki belirtmemektedir. Normal dozlarda gıda olarak tüketildiğinde herhangi bir kontraendikasyonu, toksisitesi veya bir yan etkisi yoktur.3,7 Hamilelikte yan etkisine dair herhangi bir bilimsel veri bulunmamaktadır. Bitki, süt veren anneler, küçük çocuklar ve hamileler tarafından dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır.7 Farmakolojik araştırmalar hindistan cevizinin metabolizma tarafından çok iyi tolere edildiğini ortaya koymaktadır.3-5,7-10,13-16 Tıbbi bitkiseller, doğal oldukları için sentetik ilaçlara göre olası olarak çok daha az yan etkiler gösterirler. Genellikle tıbbi bitkilerin doğal besin olarak veya gıdalarla tüketimi çoğu kez son derece güvenlidir. Bitkinin kendisi ve bitkiden elde edilen preparatların hiçbir ilaç ile etkileşimi gösterilmemiştir.3 Hindistan cevizinin ilaç-ilaç veya bitki-ilaç etkileşimine dair literatür taramasında hiçbir bilgiye rastlanmamıştır. Bitkinin besinlerle veya diğer tıbbi bitkilerle herhangi bir etkileşimi de bildirilmemiştir. 3-5,7-10,13-16
Hindistan Cevizi içeren Doğal Markam ürünleri
Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan'ın formülasyonlarıyla üretilen ve hindistan cevizi içeren ürünler:
- Doğal Markam Hindistan Cevizi Yağı 100 Ml
- Doğalmarkam C Vitamini Serum, Doğalmarkam Vitanem's Bomb ve Doğalmarkam Güneş Kremi Üçlü Set
- Doğalmarkam Göz Çevresi ve Yüz Kırışıklığı Bakım Serumu, Doğalmarkam Yüz Temizleme Jeli ve Doğalmarkam Güneş Kremi Üçlü Set
- Doğalmarkam Güneş Kremi SPF50 100 ml
- Doğalmarkam Güneş Kremi SPF50 İkili Set Paket
- Doğalmarkam Vitanem's Bomb ve Doğalmarkam Güneş Kremi İkili Set
- Doğalmarkam Vitanem's Bomb, Doğalmarkam Yüz Temizleme Jeli ve Doğalmarkam Güneş Kremi Üçlü Set
Bana uygun olanı bul Tüm ürünler
Bu liste, ürünün içeriğinde bu bitkinin bulunduğunu belirtir; yukarıda aktarılan literatür bulgularının ürüne ait bir etki iddiası olduğu anlamına gelmez.
Sık sorulan sorular
Hindistan Cevizi nedir?
Hindistan Cevizi (Cocos nucifera), hindistan cevizinin anayurdunun Pasifik'teki Melanezya veya Güneydoğu Asya yarımadası mı yoksa Güney Amerika'nın kuzeybatısı mı olduğuna dair tartışmalara son noktayı, bu ağacın anavatanının Yeni Gine'nin bugün sular altında kalan kuzeydoğu kesimindeki topraklar olduğunu kanıtlayan bulgular…
Hindistan Cevizi ne işe yarar?
Bilimsel literatürde bu bitki üzerine bildirilen bulgular şöyledir: Hindistan cevizinin içerdiği inorganik mineral tuzlarının kanda gözlemlenen ozmotik basınca benzer bir etki gösterdiği ve plazma koagülasyonunu etkilemediği bildirilmektedir.
Hindistan Cevizi faydaları nelerdir?
Bilimsel literatürde bu bitki üzerine bildirilen bulgular şöyledir: Meyvenin içerdiği yüksek potasyum konsantrasyonlarının kan basıncını düşürerek antihipertansif etki gösterdiği gösterilmiştir. Hindistan cevizinin nitrik oksit ve guanilat siklaz patikasını aktivasyonu ve muskarinik reseptörleri ve/veya siklooksigenaz patikasını stimülasyonu yoluyla vazorelaksan ve antihipertansif etkileri gösterilmiştir. Mineral zehirlenmesi ve aşırı doz ilaçlardan kaynaklanan toksisiteye karşı antidot etkiye sahiptir. İçerdiği serbest bir protein olan L-arginin serbest radikal üretimini ve lipid peroksidasyonunu azaltır. Antioksidan enzimleri arttırır. Bu bulgular literatür derlemesidir; tedavi önerisi ya da herhangi bir ürün için sağlık beyanı değildir.
Hindistan Cevizi bitkisinin hangi kısımları kullanılır?
Ağacın sert kabuklu meyvelerinin beyaz renkli etli iç kısmı (Fructus cocos nuciferae)
Hindistan Cevizi nasıl kullanılır?
Bitkinin Latince adı nucifera, kabuklu yemişe sahip (bitki) anlamına gelir. Hindistan cevizi palmiyesinin Sanskritçe'deki söylenişi, kalpa vrikşa kelimesinin anlamı 'hayatın idamesi için bütün ihtiyaçları sağlayan ağaç'tır. Marko Polo'nun 1280'de Endonezya'nın Sumatra adasında ilk kez karşılaştığı meyveyi nux indica olarak adlandırması bir tesadüf değildi.
Hindistan Cevizi yan etkileri nelerdir, kimler kullanmamalı?
Bilimsel kanıtlar hindistan cevizinin oldukça güvenli bir bitki olduğunu göstermektedir. Bilimsel çalışmalar herhangi bir yan etki veya toksik etki belirtmemektedir. Normal dozlarda gıda olarak tüketildiğinde herhangi bir kontraendikasyonu, toksisitesi veya bir yan etkisi yoktur. Hamilelikte yan etkisine dair herhangi bir bilimsel veri bulunmamaktadır.
Hindistan Cevizi hangi etken maddeleri içerir?
Yağ asitleri (%60-70): %45-50 oranında lorik (dodekanoik) asit, miristik (tetradekanoik) asit (%13-20), palmitik (heksadekanoik) asit (%7-10), kaprilik (oktanoik) asit (%5-10) ve ayrıca stearik asit, linoleik asit, kaproik asit ve oleik asit içerir.
Hindistan Cevizi hangi farmakopelerde yer alıyor?
Gruenwald et al. (2000), Martindale the Complete Drug Reference (2009), ESCOP (2003), Duke et al. (2002), Ross (2005)
Kaynakça
16 kaynağı göster
- Perera PIP et al. (2010). Early inflorescence and floral development in Cocos nucifera L. (Arecaceae: Arecoideae). South African Journal of Botany 76: 482-492.
- Li D-D & Fan Y-M (2008). Construction and Characterization of a cDNA Library from the Pulp of Coconut (Cocos nucifera L.). Agricultural Sciences in China 7(9): 1071-1076.
- Gruenwald J et al. (Eds.) (2000). PDR for Herbal Medicines, 2nd edn. Montvale: Medical Economics Company Inc.
- Sweetman SC (2009). Martindale The Complete Drug Reference. 36th edition. London, UK: Pharmaceutical Press.
- European Pharmacopoeia and Supplements 6.1–6.2 (2007). Sixth Edition. Strasbourg: Council of Europe.
- Vaughan JG & Geissler CA (2009). The New Oxford Book of Food Plants. 3rd Edition. New York, NY: Oxford University Press.
- Duke JA et al. (2002). Handbook of Medicinal Herbs. 2nd Edition. Boca Raton, Florida: CRC Press LLC.
- DebMandal M & Mandal S (2011). Coconut (Cocos nucifera L.: Arecaceae): In health protomotion and disease prevention. Asian Pacific Journal of Tropical Medicine pp.241-247.
- Ross IV (2005). Medicinal Plants of the World: Chemical Constituents, Traditional and Modern Medicinal Uses. Vol 3. Totowa, New Jersey: Humana Press.
- Dey G et al. (2005). Profiling C6-C3 and C6-C1 phenolic metabolites in Cocos nucifera. Journal of Plant Physiology 162: 375-381.
- Coconut. American Botanical Council. http://cms.herbalgram.org/healthyingredients/coconut.html. Erişim: 25.12.2011.
- Coconut. Wikipedia. http://en.wikipedia.org/wiki/Coconut. Erişim: 25.12.2011.
- Chakraborty M & Mitra A (2008). The antioxidant and antimicrobial properties of the methanolic extract from Cocos nucifera mesocarp. Food Chemistry 107: 994-999.
- Al-Adhroey AH et al. (2011). Evaluation of the use of Cocos nucifera as antimalarial remedy in Malaysian folk medicine. Ethnobotanical communication. Journal of Ethnopharmacology 134: 988-991.
- Mandal SM et al. (2009). Identification and structural insights of three novel antimicrobial peptides isolated from green coconut water. Peptides 30: 633-637.
- Bankar GR et al. (2011). Vasorelaxant and antihypertensive effect of Cocos nucifera Linn. endocarp on isolated rat thoracic aorta and DOCA salt-induced hypertensive rats. Journal of Ethnopharmacology 134: 50-54.
Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan
Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunu. Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nde fitoterapi yüksek lisansı yaparak Uzman Eczacı unvanını aldı. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) Anabilim Dalı'nda doktorasını tamamladı; Türkiye'de bu alanda verilen ilk bilim doktoru unvanı bu çalışmayla geldi. Geleneksel Uygur tıbbı kaynaklarını aslından okuyabilmek için Uygurca ve Osmanlı Türkçesi öğrendi. Doğal Markam markasının bitkisel formülasyonlarını tasarlıyor.
Diğer monografiler
Sorumluluk reddi. Bu sayfa, konu üzerine yayımlanmış farmakope ve bilimsel literatürün derlemesidir; aktarılan bulgular kaynakların ifadesidir, bir tedavi önerisi ya da sağlık beyanı değildir. Bitkisel ürünler ve takviye edici gıdalar hastalıkları önleme, tedavi etme veya iyileştirme amacıyla kullanılamaz. İlaç kullananların ve gebe ya da emziren kişilerin bitkisel ürünlere başlamadan önce hekimine danışması gerekir. Ürün seçimi için WhatsApp destek hattımızdan ekibimize ulaşabilirsiniz.