Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan
  1. Ana sayfa
  2. Bitki Monografileri
  3. Ginkgo Biloba

Ginkgo Biloba

Ginkgo biloba

G. biloba 20-40 m'ye kadar boylanabilen, yapraklarını döken ve anavatanı Çin olan iki evcikli bir ağaçtır. Bugün Avustralya, Güneydoğu Asya, Hindistan, Avrupa, Kore, Japonya ve ABD'de park, bahçe ve yol kenarlarında dekoratif amaçlı ve gölgesinden yararlanmak için ve tıbbi bitki…

Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan Derleyen Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan, Uzman Eczacı 39 kaynak · 2.611 kelime Güncelleme:

Ginkgo Biloba nedir, ne işe yarar?

Kullanılan kısmı
Ginkgo biloba ağacının toplanıp kurutulmuş yaprakları (Folium ginkgo). Geleneksel Çin tıbbında ağacın yaprakları yanında etli dış meyve kabuğunun çıkartıldığı meyve çekirdekleri de kullanılmaktadır.
Literatürde bildirilen etkiler
Ginkgonun yapraklarının farmokolojik ve farmakokinetik niteliklerini belirlemek amacıyla son 30 yıldır insanlar üzerinde sayısız klinik deney ve hayvanlar üzerinde in vivo ve in vitro 400'den fazla bilimsel araştırma yapılmıştır. Alman Komisyon E monografisi ginkgo yaprak ekstrelerinin hafıza kaybı, konsantrasyon eksikliği, depressif duygusal hastalıklar, baş dönmesi ve baş ağrısı ile birlikte seyreden dejeneratif ve/veya vasküler bunama (demans) gibi organik beyin fonksiyonları hastalıklarının semptomatik tedavisinde, periferik ateriyal oklüzif nedenlerden kaynaklanan kesintili aralıklarla oluşan topallıklarda, vasküler kaynaklı baş dönmesi (vertigo) ve kulak çınlaması rahatsızlıklarında kullanılmasını uygun görmektedir. WHO monografisi Alman Komisyon E monografisinin uygun gördüğü kullanım alanlarını tekrar ederek; belirgin bir neden olmaksızın eller ve ayakların kan akımının yetersizliğinden dolayı morarması şeklinde görülen Raynaud hastalığı, özellikle genç kızlarda endokrin bozuklukları ile ilgili olmak üzere eller, bazan ayaklar, seyrek olarak kulaklar, burun ucu, elmacık kemikleri gibi organizmanın çıkıntılı bölgelerinin morarması şeklinde görülen akrosiyanoz (Crocq) hastalığı ve damarların iç zarlarının ağrılı iltihabı (post flebit hastalığı) gibi hastalıkları da eklemektedir. Alman Komisyon E ginkgo yaprak ekstrelerinin bir dizi farmakolojik etkilerini de saymaktadır.
Dikkat edilmesi gerekenler
Ginkgo yapraklarının normal dozlarda tıbbi bitki olarak kullanımı genel olarak güvenlidir. Normal dozlarda gıda takviyesi olarak tüketildiğinde ciddi bir yan etkisi ve zehirliliği (toksisitesi) yoktur.
Farmakopeler
American Botanical Council (2003), Strømgaard et al. (2010), Gruenwald et al. (2000), Khan & Abourashed (2010), Braun & Cohen (2007), Barnes et al.

Yukarıdaki etki bilgileri, bu sayfanın kaynakçasında listelenen bilimsel literatürde bildirilen bulgulardır; tedavi önerisi ya da herhangi bir ürün için sağlık beyanı değildir.

Ginkgo Biloba kimlik bilgileri

Botanik adıGinkgo biloba
AlemiPlantae (Bitkiler)
BölümüGinkgophyta
SınıfıGinkgoopsida
TakımıGinkgoales
FamilyasıGinkgoaceae
CinsiGinkgo L.

Bilimsel sınıflandırması

Botanik Türü: Ginkgo biloba L.

Botanik Niteliği ve Tarihi

G. biloba, bugün dünyada yaşayan en eski ağaç türü olup 225 milyon yıl önce Paleozoik çağlara kadar giden köklü bir geçmişe sahiptir.1 Çin'in Henan vilayetinde bulunan fosil kalıntıları Ginkgo cinsinin 180 milyon yıl önceki Orta Jurassik çağlarda varlığına işaret etmektedir. Yine fosil kalıntıları 130 milyon yıl önce Ginkgoaceae familyasının pek çok türüyle bilhassa Kuzey Yarımkürede oldukça yaygın şekilde temsil edildiğini göstermektedir.2 Bugün bu botanik türlerden yalnızca G. biloba varlığını sürdüren tek türdür. Fosil kalıntıları bugün yaşayan G. biloba ağacının morfolojisinin 100 milyon yıl önceki örneklerinden hiç farklı olmadığı ve değişmediğini kanıtlamaktadır. Dolaysıyla günümüzde yaşayan bitkiler içinde hiçbir yakın akraba türü veya benzeri bulunmayıp tamamıyla botanik cinsini tek başına temsil eden kendine özgü bir ağaçtır.2-8 Tarih öncesi jeolojik çağlarda var olmuş, günümüze kadar yaşamını sürdürebilmiş bitkiler, 'yaşayan fosil' olarak adlandırılır. En az 225 milyon yıllık bir tarihi geçmişe sahip olan G. biloba bu nedenle en önemli yaşayan botanik fosil örneğidir.2-8

Diğer adları

Ginkgo, ginko, ginkgo ağacı, kız saçı, Japon eriği, mabet ağacı, gümüş kayısı, fil kulağı, Çin yelpaze çamı, beyin ağacı, kafa ağacı5,9-10

İngilizce adları

Ginkgo biloba, ginkgo, maidenhair tree, ginkgo balm, ginkgo leaves, ginkgo folium, duck foot tree, ginkyo, herba ginkgo biloba, Japanese silver apricot, kew tree, Japanese temple tree, temple balm, fossil tree, adiantifolia, salisburia1-4,7-26

Terapide kullanılan kısımları

Ginkgo biloba ağacının toplanıp kurutulmuş yaprakları (Folium ginkgo).1-4,7-26 Geleneksel Çin tıbbında ağacın yaprakları yanında etli dış meyve kabuğunun çıkartıldığı meyve çekirdekleri de kullanılmaktadır.1,3,7,8,11-26

Kimyasal bileşenleri

Terpenler: Simen, isopropilfenol, timol, linalool oksit, ionon gibi monoterpenler; ginkgolid A, B, C, J, M, K ve L gibi diterpenler (%0.06-0.23); bilobalid (%0.26'ya kadar), bilobanon, 10-11-dihidroatlanton E- ve Z- formları, E-10-11-dihidro-6-oksoatlanton, elemol, eudesmol gibi seskiterpenler (%0.04-0.2); β-sitosterol, stigmasterol, kampesterol, dihidrobrassikasterol gibi steroid ve fitosteroller; α-karoten, γ-karoten, lutein, zeaksantin gibi karotenoidler; ginkgo poliprenoller ve ginkgo poliprenol asetatlar gibi poliprenoller.1-3,6-9,11-27

Flavonoidler (%0.5-1.8): Kaempferol, kuersetin, mirisetin, apigenin, isorhamnetin ve luteolin gibi flavon glikozidleri; kaempferol, kuersetin, mirisetin, apigenin, isorhamnetin, luteolin, tamariksetin, 4′-OMe apigenin, 3′-metilmirisetin, kateşin, epikateşin, epigallokateşin ve gallokateşin gibi aglikonlar (%0.2-0.4); kateşin-kateşin, epikateşin-kateşin, epigallokateşin-kateşin, gallokateşin-kateşin gibi dimerler; prosiyanidin ve prodelfinidin antosiyanidinleri (%8-12); amentoflavon, 7-metoksiyamentoflavon, bilobetin, 5′-metoksibilobetin, sekuojaflavon, ginkgetin, isoginkgetin, skiadopitisin gibi biflavonlar (%0.4-1.9); ginkgetin ve isoginkgetin gibi biflavon glikozidleri. Alkil fenoller ve alkil fenolik asitler: 3-tridesilfenol, 3-tetradesilfenol, 3-pentadesilfenol, 3-heptadesilfenol ve ginkgol gibi kardoneller; 5-tridesilresorsinol, 5-tetradesilresorsinol, 5-pentadesilresorsinol, 5-heptadesilresorsinol ve bilobolol gibi kardoller; 6-tridesilsalisilik, 6-tetradesilsalisilik, 6-pentadesilsalisilik, 6-[8-pentadesenil] salisilik, 6-heksadesilsalisilik, 6-[9, 12-heptadekadienil] salisilik ve 6-[8-heptadesenil] salisilik asitler gibi ginkgolik (anakardik) asitler; 6-[8-pentadesenil] resorsilik, 6-tridesilresorsilik asit ve alkil kumarin gibi resorsilik asitler içerir.1-3,6-9,11-27

Organik asitler: Askorbik, D-glukarik, kinik, şikimik, 6-hidroksikinurenik, p-hidroksibenzoik, protokateşuik, vanilik, asetik, butirik, formik, heksanoik ve valerik asitler.1-3,6-9,11-27

Karbonhidratlar: Sukroz, pinitol, sekuoyitol ve polisakkaritler.1-3,6-9,11-27

Uzun zincirle bağlanmış hidrokarbonlar ve lipidler: 1-heksakosanol, 2-heksenal, n-nonakosan, n-nonakosan-10-ol (ginnol), n-nonakosan-10-on (ginnon), n-oktakosan-1-ol, linolenik ve linoleik, 14-methilheksadekanoik, 5,9,12-oktadekatrienoik, oleik, palmitik, eikosanedikarboksilik ve felonik asitler.1-3,6-9,11-27

İnorganik mineral tuzları ve kompleks bileşenler: Selenyum, bakır, çinko, krom, demir, manganez, kalsiyum oksalat ve fosforik asit.1-3,6-9,11-27

Diğer organik bileşenler: Aminobutirik asit, asparagin, aspartik asit, glutamin, arginin, prolin, glisin, 4-O-methilpiridoksin, piroglutamik asit, serin, treonin, valin, isopenteniladenin, ribosilzeatin, zeatin ve dihidrozeatin, zeatin glukozid, heksosaminler, 6-hidroksikinurenik asit, lektinler ve pentadien-1,5-diyl-difenol.1-3,6-9,11-27

Diğer bileşenler: Tanenler, yoğunlaşmış tanenler, gliserol türevleri ve 1-hidroksipiren konjügeleri.1-3,6-9,11-27

Farmakope ve monografiler

American Botanical Council (2003)1, Strømgaard et al. (2010)7, Gruenwald et al. (2000)11, Khan & Abourashed (2010)12, Braun & Cohen (2007)13, Barnes et al. (2007)14, WHO (1999)15, American Herbal Pharmacopoeia (1997–2005)16, Alman Komisyon E (1998)17, British Pharmacopoeia (2009)18, Ph Eur (2007)19, ESCOP (2003)20, Martindale the Complete Drug Reference (2009)21, Kraft & Hobbs (2004)22, Williamson et al. (2009)23, Mason (2007)24, Barrett (2004)25, Cupp (2000)26, Alternative Medicine Review Ginkgo Biloba Monografı (2002)27

Botanik özellikleri ve yetiştiği yerler

G. biloba 20-40 m'ye kadar boylanabilen, yapraklarını döken ve anavatanı Çin olan iki evcikli bir ağaçtır.1,3,6,11-12,15 Bugün Avustralya, Güneydoğu Asya, Hindistan, Avrupa, Kore, Japonya ve ABD'de park, bahçe ve yol kenarlarında dekoratif amaçlı ve gölgesinden yararlanmak için ve tıbbi bitki olarak yaygın şekilde yetiştirilmektedir.2,7,11-12 Türkiye’de de yaklaşık 200 yıldır İstanbul, İzmir, Ankara, Manisa, Trabzon, Balıkesir ve Yalova gibi çeşitli şehirlerde park ve/veya botanik park, bahçe ve yol kenarlarında dekoratif amaçlı yetiştirilmektedir.5-6 Ginkgo ağacının hektar başına 25,000 ağaç olmak üzere Fransa'da 480 hektar ve ABD'de 460 hektarlık arazilerde ticari amaçlı kültürü yapılmaktadır. 1992 yılından sonra Doğu Çin'de yaklaşık 2,000 hektarlık bir araziye ticari amaçlı Ginkgo yaprağı yetiştirilmek üzere çok miktarda ağaç dikilmiştir.2 Ginkgo yapraklarının tıbbi etki ve yararlılığının 1980'lerde fark edilmesiyle birlikte bugün bilhassa Çin, Fransa'nın Bordeaux bölgesi ve ABD'de Maryland ve South Carolina eyaletlerinde yapılan 50 milyondan fazla Ginkgo ağacı kültür yetiştiriciliği sayesinde yılda yaklaşık 8,000 ton kuru Ginkgo yaprağı üretilmektedir.7-8,12 Sarı yahut yeşil yapraklar yaz başları veya sonlarında toplanarak kurutulur ve sonra toz haline getirilerek tıbbi kullanıma sunulur.7 Ginkgo ağacının doğal yetişme alanının Çin, Japonya ve Kore olduğu düşünülse de, ilk anavatanının hala yabani Ginkgo ağaçları barındıran Doğu Çin'deki Zhejiang eyaletinin 1506 rakımlı Tianmu Dağı vadileri olduğuna inanılmaktadır. Bu bölgede bulunan 244 Ginkgo ağacının ortalama boyu 18.4 m ve gövde göğüs çapları ise 45 m'dir. Gerçi bu ağaçların yoğun nüfus barındıran bu bölgede muhtemelen hibridleşmiş olabileceklerinden kuşku duyulduğu bildirilmektedir.2 Normalde Ginkgo ağacının gövde yarıçapı 1-4 m arasında değişir.2,7,15 Gerçi Kore'de istisnai bir örnek olarak 64 m boyunda ve 14 m yarıçapında bir tür bildirilmiştir. Bu ağaçlar 1,000 yıldan fazla yaşayabilir.1-2,6,11-12,15 Çin'de çeşitli tapınaklarda bulunan ve Budizm inancında kutsal sayılan 100'den fazla Ginkgo ağacının 1,000 yaşından büyük olduğu ve bunların meyve çekirdeklerinin hala ibadetlerde kullanıldığı bildirilmiştir.2 Ginkgolar iki evcikli yani dioik ağaçlardır. Bazı ağaçlar dişi, bazı ağaçlar erkektir. Dikine doğru büyüyen ağaçlar, cinsel olgunluk yaşı olan 25'e ulaşınca boy uzaması yavaşlar.7 Erkek ginkgo ağaçları küçük polen kozalakları üretirler ancak dişi ginkgolar kozalak üretmez. Gümüşi beyaz renkli tohumları 1.5-2 cm uzunluğundadır. Olgun tohumlar sarı renk alır ve taş gibi sertleşir.15 Tohumlar, içerdikleri butanoik ve heksanoik asitler nedeniyle kötü kokarlar.2 Çiğ tohumlar, 4-O-metilpiridoksin bileşeni içermesi nedeniyle ciddi gıda zehirlenmelerine yol açabilir.8 6-9 cm genişliğindeki yeşil, sarımsı yeşil, kahverengi veya siyahımsı renkler alabilen yapraklar derimsi ve yelpazeye benzemeleriyle dikkat çekerler. Yaprakların üst kısmı alt kısmına göre daha koyu renklidir. Yaprakların kendine özgü zayıf bir kokusu vardır. Sonbaharda altın sarısı bir renk alırlar ve 15 gün içerisinde dökülürler. Genç ağaçlarda yapraklar iki belirgin loba (yuvarlağımsı kısımlara) ayrılır. Latince botanik adı biloba (bi: çift) (loba: loplar) bu özelliğinden verilmiştir.7-8,15 Erkek çiçek kedicik halinde, dişi çiçekler ise iki yumurtacıktan oluşur. Meyveler, saplı ve tüysüzdür, görünüşleri kirazı andırır. Genç ağaçların görüntüsü ince gövdeli ve dik büyümeleri ile anlaşılabilir. Ayrıca daha seyrek yaprakları vardır.4-5 Yaşlı ağaçlar ise konik veya tam yuvarlak bir görüntüye ve koyu gri ağaç kabukları derin çizgilere sahiptir.7-11-12,15 Ginkgolar hava kirliliği gibi çevresel faktörler, yetersiz güneş ışığı ve yetersiz beslenme ve bakteri, virüs ve mantar hastalıklarına karşı muazzam kuvvetli ve dirençli canlılardır.1-7,11-12,15,27 Ginkgo ağacının dayanma gücü ve yaşama direncinin boyutu, II. Dünya Savaşı'nda Japonya'nın Hiroşima şehrine atılan atom bombasının patladığı merkeze çok yakın olan dört Ginkgo ağacının halen yaşamaya devam etmesiyle anlaşılabilir.3-5

Tarihsel ve geleneksel kullanımı

Ginkgo ağacı Çin'de birkaç 1,000 yıldan beri yetiştirilmekte olup Çin herbal materia medica'sında (Tıbbi Bitki Dağarcığı) 5,000 yıldır yer almaktadır.2,7-8 Ginkgo ağacı hakkındaki ilk yazılı metinlere 11. yy.'ın başlarında Sung Hanedanlığı döneminde rastlanmaktadır. Bu metinlerde ağacın güzelliği ve yenilebilen meyve ve çekirdeklerinden övgüyle söz edilmektedir.7 Çin tıbbında Ginkgo yapraklarının tıbbi kullanımından ilk bahsedilmesi ise 1436 yılında Ming Hanedanlığı zamanına rastlar.1 Ağacın Japonya'ya tanıtılması ancak 12. yy.'da gerçekleşecektir. Ginkgonun tıbbi amaçlı kullanımına ilk kez değinilmesi Liu Wan-Tai'nin 1505 yılında yazdığı bir kitapla olacaktır. 1578 yılında kaleme alınan Çin materia medica'sı Pen Tsao Ching'de, hanedanın yaşlı üyelerinin bunama rahatsızlıklarının tedavisinde Ginkgonun kullanımı tarif edilmektedir. Bu eski kayıtlarda ağaç yaprakları değil daha ziyade meyve çekirdekleri kullanılmıştır. Ginkgo biloba çiğ çekirdek ve yaprakları Çin tıbbında astım, astımlı bronşit, öksürük, kronik bronşit, tüberküloz gibi akciğer hastalıklarında, kulak çınlaması, baş ağrısı ve baş dönmesi, bunama, hafıza zayıflığı, anksiyete, anjina pektoris, arterioskleroz, yüksek kolesterol, dizanteri, vajinal akıntı, sık idrara çıkma, bulanık idrar yapma, idrar tutamama (enürezis) gibi bazı böbrek ve mesane hastalıklarının tedavisinde kullanılmıştır.2-3,7,11-14 Ginkgo yaprakları geleneksel Çin tıbbında daha az rol oynarken, modern Çin Farmakopesi'nde kalp ve akciğer hastalıklarının tedavisindeki başarısı vurgulanmaktadır.2,7 Ginkgo yaprakları modern Çin halk tıbbında astım ve kardiyovasküler hastalıklarda kullanılmaktadır.3,14 Ginkgonun Avrupa'yla tanışması Alman botanik bilimci Engelbert Kaempfer tarafından 1730 yılında olmuştur.1,3,7,13 Kaempfer, Ginkgoyu yapraklarının şekline atfen 'ördek ayaklı ağaç' şeklinde tarif ediyordu.13 Fakat Avrupalılar Ginkgoyu tıbbi değerinden ziyade ihtişamlı görünüşü nedeniyle bahçe dekorasyonu bitkisi olarak sevmişlerdi.3 Hollanda'nın Utrecht vilayetindeki botanik parkında Avrupa'ya getirilen ve Avrupa kıtasının iklim koşullarına uyum sağlayabilen ilk nadir bitkiler arasında Ginkgo da bulunuyordu. 27 Eylül 1815 tarihinde Heidelberg'de Goethe, bu ağacın görkemini anlatan bir şiir bile yazacaktı.2 Bitki, ABD ile Pennsylvania'da yaşayan William Hamilton'ın bahçesine 1784 yılında getirilmesi vasıtasıyla tanıştırıldı.3 G. biloba yapraklarının Batı dünyası halk tıbbında kullanım geçmişi daha çok yenidir. Fakat 1980'lerden bu yana modern Batı dünyası bilhassa serebral vasküler aktivite üzerinde olmak üzere kardiyovasküler sistemde gösterdiği tıbbi bitkisel yararlılığının anlaşılması nedeniyle Ginkgoya olağanüstü bir teveccüh göstermiştir.2,814,26 Öyle ki dünyada tıbbi bitkisel ilaçlara yılda 7 milyar ABD dolarının harcandığı ve G. biloba'nın da ilk sırayı aldığı bildirilmektedir.2,8

Farmakolojik özellikleri ve endikasyonları

Ginkgonun yapraklarının farmokolojik ve farmakokinetik niteliklerini belirlemek amacıyla son 30 yıldır insanlar üzerinde sayısız klinik deney ve hayvanlar üzerinde in vivo ve in vitro 400'den fazla bilimsel araştırma yapılmıştır.17 Alman Komisyon E monografisi ginkgo yaprak ekstrelerinin hafıza kaybı, konsantrasyon eksikliği, depressif duygusal hastalıklar, baş dönmesi ve baş ağrısı ile birlikte seyreden dejeneratif ve/veya vasküler bunama (demans) gibi organik beyin fonksiyonları hastalıklarının semptomatik tedavisinde, periferik ateriyal oklüzif nedenlerden kaynaklanan kesintili aralıklarla oluşan topallıklarda, vasküler kaynaklı baş dönmesi (vertigo) ve kulak çınlaması rahatsızlıklarında kullanılmasını uygun görmektedir.17 WHO monografisi Alman Komisyon E monografisinin uygun gördüğü kullanım alanlarını tekrar ederek; belirgin bir neden olmaksızın eller ve ayakların kan akımının yetersizliğinden dolayı morarması şeklinde görülen Raynaud hastalığı, özellikle genç kızlarda endokrin bozuklukları ile ilgili olmak üzere eller, bazan ayaklar, seyrek olarak kulaklar, burun ucu, elmacık kemikleri gibi organizmanın çıkıntılı bölgelerinin morarması şeklinde görülen akrosiyanoz (Crocq) hastalığı ve damarların iç zarlarının ağrılı iltihabı (post flebit hastalığı) gibi hastalıkları da eklemektedir.15 Alman Komisyon E ginkgo yaprak ekstrelerinin bir dizi farmakolojik etkilerini de saymaktadır. Ginkgo yaprak ekstreleri; özellikle beyin (serebral) dokularında hipoksi toleransını geliştirmekte, travma veya toksinlerin neden olduğu beyin ödemleri gelişimini önleyerek gerilemesini hızlandırmakta, retinal ödem ve retinadaki hücresel lezyonların azaltılmasını sağlamakta, yaşlılığa bağlı muskarijenik kolinoseptör ve alfaadrenoseptörlerin azaltılması ve hipokampda kolin alımını stimüle etmekte, hafıza yeteneği ve öğrenme kapasitesini arttırmakta, bozulmuş dengenin yeniden sağlanmasını sağlamakta, mikrosirkülasyon bölgelerinde kan akışını geliştirmekte, kanın reolojik niteliklerini geliştirmekte, içerdiği flavonoidler nedeniyle toksik serbest radikalleri inaktif hale getirmekte, sahip olduğu ginkgolid bileşenleri dolaysıyla trombosit- aktive edici faktör antagonizması yaratması, ginkgolid A, B ve bilobalid bileşenleri dolaysıyla nöroprotektif etkiye sahiptir. Komisyon E'ye göre ginkgo ekstrelerinin insanlardaki farmakokinetik özellikleri şu şekilde bulunmuştur: mutlak biyoyararlılık ginkgolid A için %98.1, ginkgolid B'de %79.93 ve bilobalid için ise %70 olarak bulunmuştur. Akut veya kronik toksisiteleri oldukça ihmal edilebilecek oranda düşük olarak gözlenmiştir. Ginkgo ekstrelerinde hiçbir mutajenik, karsinojenik veya toksik etkiye rastlanmamıştır.17 Amerikan Botanik Konseyi monografisi ginkgo yapraklarının yukarıda sayılanlara ilave olarak cinsel bozukluklar, yüksekte bulunmaktan kaynaklanan rahatsızlıklar, soğuktan kaynaklanan vasküler reaksiyonların kontrolünde ve hipokside koruyucu etkisinden bahsetmektedir.1 Ginkgo yapraklarında bulunan ginkgolik asit, hidroginkgolik asit, ginkgol, bilobol, ginon, ginkgotoksin, ginkgolid (A–C) ve kaempferol, kuersetin ve rutin flavonoidlerin; antioksidan, antienflamuar, immunostimülan, antiviral, antiasmatik, serbest radikallerin yol açtığı oksidasyonu engelleme, yaraları iyileştirici, nöroprotektif, merkezi sinir sistemini koruyucu, Alzheimer ve Parkinson hastalarının mental kapasitelerini geliştirici, antikanser, antitümör, antikarsiyojenik, kemoprotektif, kardioprotektif, antistres, antidepresan, antilipoperoksidatif, hepatoprotektif, antitrombotik, antiiskemik, antiödem, antikoagülan, vazoregülatör, periferik vasküler hastalıklarda, bunamada, kulak çınlaması, baş ağrısı ve dönmesi, premenstrüel sendromlarda, özellikle beyinde kan dolaşımını kuvvetlendirici ve geliştirici ve beyin fonksiyonlarını ve hafıza ve muhakemeyi güçlendirici etkilere sahiptir.1-2,8,11-39 Flavonoid glikozitler ve terpen trilaktonlar ginkgo yapraklarının içerdiği en önemli biyoaktif kimyasallardır. İçerdiği flavonoidler ve kaempferol, kuersetin, isorhamnetin ve rutin gibi flavonoid glikozitler serbest radikallerle savaşımda çok etkili iken ginkgolidler güçlü bir antitrombotik etki gösterirler.1-2,8,11-39 Bu etkiler sonucu ginkgo kan akımını güçlendirir, pıhtılaşmayı engeller, kılcal damar duvarlarının geçirgenliğini azaltarak güçlendirir ve sinir hücrelerini oksijen yetersizliğinin neden olabileceği zararlardan korur.1-2,8,11-39 Son dönemlerde gerçekleştirilen araştırmalarda ginkgonun içerdiği polisakkaridlerin de antienflamatuar ve immunostimülan etkilere sahip olduğu kanıtlanmıştır.29 Ginkgonun içerdiği fosfolipidlerin kardiyotoksisite ve hepatotoksisiteden koruyucu ve antioksidan etkileri gösterilmiştir.30 Karaciğerde oluşabilecek hepatit A,B,C,E enfeksiyonları, alkol tahribatı, yağlanması, siroz, kanser ve aseminofen gibi ilaçların neden olduğu hasarlarda modern ilaçların sunduğu pek fazla bir çözüm önerisi bulunmadığı için hepatik hastalıkların tedavisinde bitkilere dayanan ürünlerin kullanılması tercih edilmektedir. Kardiyovasküler ve serebro vasküler hastalıklarda kullanımı oldukça yaygın olan ginkgo flavonoidleri ve terpen trilaktonlarından sonra yeni keşfedilen poliprenollerin hepatoprotektif etkiye sahip olduğunu gösterilmiştir. 35 Ayrıca kronik hepatit B ile birlikte seyreden siroz hastalığının gelişimini durdurucu etkisi de gösterilmiştir.27 İkinci aşama klinik deneylerden elde edilen kanıtlara göre Ginkgo ekstrelerinin kolorekteral ve pankreas kanserlerinin ileri aşamalarının tedavisinde umut verici sonuçlar verdiği gözlenmiştir.27 Ginkgolid A ve B ile kuersetin fitokimyasallarının yumurtalık kanserlerinde %40 gibi belirgin bir ölçüde antikanser, antitümör ve antiproliferatif etkilere sahip olduğu belirtilmektedir. Ginkgonun içerdiği flavonoid ve terpenoid aktif bileşenlerinin antioksidatif ve antilipoperoksidatif niteliklerinin kanser kemoprevensiyonunda önemli roller üstlendiği düşünülmektedir. Bu bileşenlerin radyasyona maruz kalan kromozomlar üzerinde antiklastojenik etkileri de tarif edilmiştir. Ginkgonun kadınlarda steroid hormon düzenlenmesinde önemli olan periferik-tip benzodiazepin patikası üzerindeki etkileri yoluyla meme kanserinde kanserli hücre büyümelerini azalttığı ve insanlarda hepatosellüler karsinoma hücreleri üzerinde güçlü bir sitotoksik ve antiproliferatif etkilere sahip olduğu gösterilmiştir.33 Sıçanlarda, oral kavite kanser hücrelerinin apoptozunu desteklediği in vivo gösterilmiştir. Farelerde, benzo apirene maruz kalan birinci mide bölümünde gelişen karsinogenezi engellediği kanıtlanmıştır.33 Ginkgo yapraklarının içerdiği kaemferol, kuersetin ve isorhamnetin gibi fitoöstrojen bileşenlerin osteoklast etkiyi önlediği in vitro gösterilmiştir. Ayrıca ginkgonun osteoblast farklılaşmayı desteklediği ve antiosteoklastik etkiye sahip olduğu in vitro kanıtlanmıştır. Ginkgonun içerdiği aktif bileşenlerin antioksidan etkisi dolaysıyla serbest radikallerin zararlı etkilerinden osteoblastları koruduğu ve böylece osteoporoz tedavisinde çok önemli roller üstlendiği in vitro gösterilmiştir.31 Ginkgonun içerdiği ginkgolidler (A, B, C ve J) selektif trombosit aktive edici faktör antagonistleri olup nöroprotektif etkilere sahiptir. Özellikle diğer terpen trilaktonlarla birlikte ginkgolid B trombosit aktive edici faktör antagonisti olarak tromboz tedavi ve önlenmesinde, hipoksi tolaransının artırılmasında, beyin ödemlerinde, beyin ve kalpte kan damarları hastalıklarında, aritmi, astım, bronşit, yaşlılıkta bunama ve alerjik reaksiyonlarda sıklıkla kullanılmaktadır.1,32,34 Klinik bir çalışmada vasküler demans (bunama) tedavisinde muhakeme bozukluklarının azaltılmasında Ginkgo yapraklarının etkili olduğu gösterilmiştir. Ginkgo yapraklarının Alzheimer ve Parkison rahatsızlıklarında nöroprotektif bir ajan etkisi gösterdiği, konfüzyon, depresyon ve anksiyete gibi rahatsızlıklarda tedavici edici bir ajan olarak önemli roller üstlendiği, anlama ve öğrenme kapasitesi ile hafızayı güçlendirdiği gösterilmiştir.1,36 Ginkgonun genel klinik etkisi kan damarlarını genişleterek kardiyovasküler ve serebral kan akışını hızlandırması, kan damarlarının viskozitesini azaltması, nörotransmitter sistemlerini modifiye etmesi, oksijen kullanım kapasitesini arttırması ve serbest radikal miktarını azaltması şeklinde tanımlanabilir. Fizyolojik ve psikolojik etkileri ise nörotransmitterlerin regülasyonu, nöroprotektif etkileri, mitokondrinin oksidatif zararlardan korunması ve bu zararların önlenmesi ve sinir hücrelerinin dejenerasyonun engellenmesi ve korunması olarak özetlenebilir. Beyindeki glutamaterjik, kolinerjik ve histaminerjik sistemlerin öğrenme ve hafıza ile yakından ilişkili olduğu çok iyi bilinmektedir. Ginkgo yapraklarının Alzheimer'da spatiyal hafıza kaybını kolinerjik ve histaminerjik sistemler yoluyla öğrenme ve hafıza üzerindeki etkisi yoluyla tedavi ettiği gösterilmiştir.1,37,39

Yan etki, kontrendikasyon, toksisite ve ilaç etkileşimleri

Ginkgo yapraklarının normal dozlarda tıbbi bitki olarak kullanımı genel olarak güvenlidir. Normal dozlarda gıda takviyesi olarak tüketildiğinde ciddi bir yan etkisi ve zehirliliği (toksisitesi) yoktur. Çok nadir olarak hafif düzeyde kanama, mide bulantısı gibi hafif gastrointestinal şikayetler, baş ağrısı ve alerjik reaksiyonlar bildirilmiştir. Özellikle perioperatif (ameliyat öncesi) dönemlerde kanama riskini arttırabileceğinden kullanılmamasına çok dikkat edilmelidir. Ayrıca Ginkgo yapraklarına aşırı hassasiyeti olanlar tarafından kullanılmaması tavsiye edilmektedir. Deneysel çalışmalar ginkgonun vücutta çok iyi tolere edildiğini ortaya koymaktadır.1,11-28 Hamileler, emzikli anneler ve küçük çocukların normal dozlarda tıbbi bitki olarak kullanımında yan etkisine dair herhangi bir bilimsel veri bulunmamaktadır. Bu nedenle bu kişiler tarafından dikkatle kullanılmalıdır.1,7,11-28 Aspirin, varfarin, heparin ve benzeri nonsteroid antienflamatuar ilaçlar (NSAID) ile antitrombotik ilaçların antikoagülan ve antitrombotik etkilerini arttırabileceğine dikkat edilmelidir. Ginkgonun yalnız başına kullanıldığında antitrombotik etkisi klinik olarak gösterilmemiştir. Ginkgo, omeprazol gibi proton pompası inhibitörlerinin etkisini azaltabilir. Diltiazem ve nifedipin düzeylerini yükseltebilirken nicardipin düzeylerini azaltabileceğine dikkat edilmelidir. Fenitoin and valproate düzeylerini azaltabilir. Amikazinin ototoksik etkisini ve haloperidolün ekstrapiramidal yan etkisini güçlendirebilir. Alprazolam, kafein, klorzoxazon, dextromethorphan, diclofenac, digoxin, donepezil, fexofenadine, flurbiprofen, lopinavir/ritonavir, midazolam, propranolol, theophylline ve tolbutamide ile etkileşim göstermediği ve bunların farmakokinetiğini etkilemediği klinik olarak gösterilmiştir. Ginkgo yaprağının besinlerle veya diğer tıbbi bitkilerle herhangi bir etkileşimi bildirilmemiştir.1,11,28 Ginkgo yapraklarının yeterince ve tam olarak etki gösterebilmesi için en az 3 ay müddetle kullanılması tavsiye edilmektedir.22

Ginkgo Biloba içeren Doğal Markam ürünleri

Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan'ın formülasyonlarıyla üretilen ve ginkgo biloba içeren ürünler:

Bana uygun olanı bul Tüm ürünler

Bu liste, ürünün içeriğinde bu bitkinin bulunduğunu belirtir; yukarıda aktarılan literatür bulgularının ürüne ait bir etki iddiası olduğu anlamına gelmez.

Sık sorulan sorular

Ginkgo Biloba nedir?

Ginkgo Biloba (Ginkgo biloba), g. biloba 20-40 m'ye kadar boylanabilen, yapraklarını döken ve anavatanı Çin olan iki evcikli bir ağaçtır. Bugün Avustralya, Güneydoğu Asya, Hindistan, Avrupa, Kore, Japonya ve ABD'de park, bahçe ve yol kenarlarında dekoratif amaçlı ve gölgesinden yararlanmak için ve tıbbi bitki…

Ginkgo Biloba ne işe yarar?

Bilimsel literatürde bu bitki üzerine bildirilen bulgular şöyledir: Ginkgonun yapraklarının farmokolojik ve farmakokinetik niteliklerini belirlemek amacıyla son 30 yıldır insanlar üzerinde sayısız klinik deney ve hayvanlar üzerinde in vivo ve in vitro 400'den fazla bilimsel araştırma yapılmıştır. Alman Komisyon E monografisi ginkgo yaprak ekstrelerinin hafıza kaybı, konsantrasyon eksikliği, depressif duygusal hastalıklar, baş dönmesi ve baş ağrısı ile birlikte seyreden dejeneratif ve/veya vasküler bunama (demans) gibi organik beyin fonksiyonları hastalıklarının semptomatik tedavisinde, periferik ateriyal oklüzif nedenlerden kaynaklanan kesintili aralıklarla oluşan topallıklarda, vasküler kaynaklı baş dönmesi (vertigo) ve kulak çınlaması rahatsızlıklarında kullanılmasını uygun görmektedir. WHO monografisi Alman Komisyon E monografisinin uygun gördüğü kullanım alanlarını tekrar ederek; belirgin bir neden olmaksızın eller ve ayakların kan akımının yetersizliğinden dolayı morarması şeklinde görülen Raynaud hastalığı, özellikle genç kızlarda endokrin bozuklukları ile ilgili olmak üzere eller, bazan ayaklar, seyrek olarak kulaklar, burun ucu, elmacık kemikleri gibi organizmanın çıkıntılı bölgelerinin morarması şeklinde görülen akrosiyanoz (Crocq) hastalığı ve damarların iç zarlarının ağrılı iltihabı (post flebit hastalığı) gibi hastalıkları da eklemektedir. Alman Komisyon E ginkgo yaprak ekstrelerinin bir dizi farmakolojik etkilerini de saymaktadır.

Ginkgo Biloba bitkisinin hangi kısımları kullanılır?

Ginkgo biloba ağacının toplanıp kurutulmuş yaprakları (Folium ginkgo). Geleneksel Çin tıbbında ağacın yaprakları yanında etli dış meyve kabuğunun çıkartıldığı meyve çekirdekleri de kullanılmaktadır.

Ginkgo Biloba nasıl kullanılır?

Ginkgo ağacı Çin'de birkaç 1,000 yıldan beri yetiştirilmekte olup Çin herbal materia medica'sında (Tıbbi Bitki Dağarcığı) 5,000 yıldır yer almaktadır. Ginkgo ağacı hakkındaki ilk yazılı metinlere 11. yy.'ın başlarında Sung Hanedanlığı döneminde rastlanmaktadır.

Ginkgo Biloba yan etkileri nelerdir, kimler kullanmamalı?

Ginkgo yapraklarının normal dozlarda tıbbi bitki olarak kullanımı genel olarak güvenlidir. Normal dozlarda gıda takviyesi olarak tüketildiğinde ciddi bir yan etkisi ve zehirliliği (toksisitesi) yoktur. Çok nadir olarak hafif düzeyde kanama, mide bulantısı gibi hafif gastrointestinal şikayetler, baş ağrısı ve alerjik reaksiyonlar bildirilmiştir.

Ginkgo Biloba hangi etken maddeleri içerir?

Terpenler: Simen, isopropilfenol, timol, linalool oksit, ionon gibi monoterpenler; ginkgolid A, B, C, J, M, K ve L gibi diterpenler (%0.06-0.23); bilobalid (%0.26'ya kadar), bilobanon, 10-11-dihidroatlanton E- ve Z- formları, E-10-11-dihidro-6-oksoatlanton, elemol, eudesmol gibi seskiterpenler (%0.04-0.2); β-sitosterol, stigmasterol, kampesterol, dihidrobrassikasterol gibi steroid ve fitosteroller; α-karoten, γ-karoten, lutein, zeaksantin gibi karotenoidler; ginkgo poliprenoller ve ginkgo poliprenol asetatlar gibi poliprenoller.

Ginkgo Biloba hangi farmakopelerde yer alıyor?

American Botanical Council (2003), Strømgaard et al. (2010), Gruenwald et al. (2000), Khan & Abourashed (2010), Braun & Cohen (2007), Barnes et al. (2007), WHO (1999), American Herbal Pharmacopoeia (1997–2005), Alman Komisyon E (1998), British Pharmacopoeia (2009), Ph Eur (2007), ESCOP (2003), Martindale the Complete Drug Reference (2009), Kraft & Hobbs (2004), Williamson et al.

Kaynakça

39 kaynağı göster
  1. Ginkgo: Ginkgo biloba L. (Fam. Ginkgoaceae) (2003). The ABC Clinical Guide to Herbs. The American Botanical Council (ABC). pp. 185-200.
  2. Singh B et al. (2008). Biology and chemistry of Ginkgo biloba. Review. Fitoterapia 79: 401-418.
  3. Ginkgo Biloba: The Extraordinary Herb that Boosts Circulation and Enhances Brain Function (1996). Pleasent Grove, UT: Woodland Publishing Inc. pp. 1-33.
  4. Ginkgo biloba. Wikipedia. http://en.wikipedia.org/wiki/Ginkgo_biloba. Erişim: 03.02.2011.
  5. Mabet ağacı. Wikipedia. http://tr.wikipedia.org/wiki/Mabet_a%C4%9Fac%C4%B1. Erişim: 03.02.2011.
  6. Coşkun M (2002). Ginkgo biloba L. (Ginkgoaceae) ve önemi. İçinde: KHC Başer ve N Kırımer (eds) 14. Bitkisel İlaç Hammaddeleri Toplantısı, Bildiriler, 29-31 Mayıs 2002, Eskişehir. ss.11-30.
  7. Strømgaard K, Vogensen SB, Steet J & Nakanishi K (2010). Ginkgo. In: Coates PM et al., (Editors), Encyclopedia of Dietary Supplements, 2nd Edition. London: Informa Healthcare UK Ltd. pp.332-338.
  8. Nakanishi K (2005). Terpene trilactones from Gingko biloba: From ancient times to the 21st century. Bioorganic & Medicinal Chemistry 13: 4987-5000.
  9. Ginkgo. Doğaltedavi.net: http://www.dogaltedavi.net/f92/ginkgo_gingko_ginkgo_biloba-4098.html. Erişim: 16.03.2011.
  10. Maranki A & Maranki E (2008). Kozmik Bilimler Işığında Şifalı Bitkiler. Mozaik Yayınları, İstanbul.
  11. Gruenwald J et al. (Eds.) (2000). PDR for Herbal Medicines, 2nd edn. Montvale: Medical Economics Company Inc.
  12. Khan IA & Abourashed EA (2010). Leung’s Encyclopedia Of Common Natural Ingredients used in Food, Drugs, and Cosmetics. 3rd edn, John Wiley & Sons, Inc., Hoboken, New Jersey.
  13. Braun L & Cohen M (2007). Herbs & Natural Supplements An Evidence-based Guide, 2nd edn. Marrickville, NSW: Churchill Livingstone, Elsevier Australia.
  14. Barnes J, Anderson LA & Phillipson JD (2007). Herbal Medicines. 3rd edn. London, Pharmaceutical Press, Royal Pharmaceutical Society of Great Britain.
  15. Folium ginkgo (1999).WHO Monographs on Selected Medicinal Plants, Vol.1. Geneva: World Health Organization, pp.154–167.
  16. American Herbal Pharmacopoeia and Therapeutic Compendium (AHP) (1997–2005). Analytical, quality control and therapeutic monographs. Santa Cruz, California: American Herbal Pharmacopoeia.
  17. Blumenthal M et al. (Eds) (1998). The Complete German Commission E Monographs. Austin, Texas: American Botanical Council.
  18. British Pharmacopoeia (BP) (2009). Vol. 1-4. London: The Stationery Office.
  19. European Pharmacopoeia and Supplements 6.1–6.2. Sixth Edition. Strasbourg: Council of Europe, 2007.
  20. European Scientific Co-operative on Phytotherapy (ESCOP) (2003). ESCOP Monographs. 2nd edition. New York: ESCOP, Georg Thieme Verlag.
  21. Sweetman SC (2009). Martindale The Complete Drug Reference. 36th edition. London, UK: Pharmaceutical Press.
  22. Kraft K & Hobbs C (2004). Pocket Guide to Herbal Medicine. Georg Thieme Verlag, Stuttgart.
  23. Williamson E , Driver S & Baxter K (Eds.) (2009). Stockley’s Herbal Medicines Interactions. London, UK: Pharmaceutical Press, RPS Publishing.
  24. Mason P (2007). Dietary Supplements. Third Edition. London, UK: Pharmaceutical Press.
  25. Barrett M (Ed.) (2004). The Handbook of Clinically Tested Herbal Remedies, Volumes 1&2. New York, NY: The Haworth Herbal Press.
  26. Cupp MJ (2000). Toxicology and Clinical Pharmacology of Herbal Products. Totowa, New Jersey: Humana Press Inc.
  27. Ginkgo biloba (2002). Alternative Medicine Review Monographs. Thorn Research Inc. pp. 168-174.
  28. Awang DVC (2009). Tyler’s Herbs of Choice : The Therapeutic Use of Phytomedicinals, 3rd ed., CRC Press Taylor & Francis Group, USA.
  29. Yang JF, Zhou DY & Liang ZY (2009). A new polysaccharide from leaf of Ginkgo biloba L. Fitoterapia 80: 43-47.
  30. Chen ZP (2010). Comparative pharmacokinetics and bioavailability studies of quercetin, kaempferol and isorhamnetin after oral administration of Ginkgo bilobaextracts, Ginkgo biloba extract phospholipid complexes and Ginkgo biloba extract solid dispersions in rats. Fitoterapia 81: 1045-1052.
  31. Lucinda LMF et al. (2010). Evidences of osteoporosis improvement in Wistar rats treated with Ginkgo biloba extract: A histomorphometric study of mandible and femur. Fitoterapia 81: 982-987.
  32. Shif O et al. (2006). Effects of Ginkgo biloba administered after spatial learning on water maze and radial arm maze performance in young adult rats. Pharmacology, Biochemistry and Behaviour 84: 17-25.
  33. Ye B et al. (2007). Ginkgo biloba and ovarian cancer prevention: Epidemiological and biological evidence. Cancer Letters 251:43-52.
  34. van Dongen M et al. (2003). Ginkgo for elderly people with dementia and age-associated memory impairment: a randomized clinical trial. Journal of Clinical Epidemology 56: 367-376.
  35. Yang L et al. (2011). Hepatoprotective effects of polyprenols from Ginkgo biloba L. leaves on CCl4-induced hepatotoxicity in rats. Fitoterapia 82: 834-840.
  36. Noelle-Rocher M et al. (2011). Long-term treatment with standardized Ginkgo biloba Extract (EGb 761) attenuates cognitive deficits and hippocampal neuron loss in a gerbil model of vascular dementia. Fitoterapia 82: 1075-1080.
  37. Nooshinfar E et al. (2008). NMDA receptors are involved in Ginkgo extract-induced facilitation on memory retention of passive avoidance learning in rats. Neuroscience Letters 432: 206-211.
  38. Cassidy A (2009). Phytochemicals: Classification and Occurrence. In Caballero B (Editor), Guide To Nutritional Supplements. Elsevier Ltd. Oxford: UK.
  39. Gong QH et al. (2005). Protective effects of Ginkgo biloba leaf extract on aluminum-induced brain dysfunction in rats. Life Sciences 77: 140-148.
Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan

Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan

Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunu. Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nde fitoterapi yüksek lisansı yaparak Uzman Eczacı unvanını aldı. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) Anabilim Dalı'nda doktorasını tamamladı; Türkiye'de bu alanda verilen ilk bilim doktoru unvanı bu çalışmayla geldi. Geleneksel Uygur tıbbı kaynaklarını aslından okuyabilmek için Uygurca ve Osmanlı Türkçesi öğrendi. Doğal Markam markasının bitkisel formülasyonlarını tasarlıyor.

Sorumluluk reddi. Bu sayfa, konu üzerine yayımlanmış farmakope ve bilimsel literatürün derlemesidir; aktarılan bulgular kaynakların ifadesidir, bir tedavi önerisi ya da sağlık beyanı değildir. Bitkisel ürünler ve takviye edici gıdalar hastalıkları önleme, tedavi etme veya iyileştirme amacıyla kullanılamaz. İlaç kullananların ve gebe ya da emziren kişilerin bitkisel ürünlere başlamadan önce hekimine danışması gerekir. Ürün seçimi için WhatsApp destek hattımızdan ekibimize ulaşabilirsiniz.