Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan
  1. Ana sayfa
  2. Bitki Monografileri
  3. Biberiye

Biberiye

Rosmarinus officinalis

Biberiyenin anayurdu Akdeniz havzası ve Portekiz olup ülkemizin batı ve güney kıyı şeridinde yabani olarak yetişen, çok yıllık, çalı görünüşlü, iğneye benzeyen ince yapraklı ve her zaman yeşil kalan bir bitki türüdür.

Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan Derleyen Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan, Uzman Eczacı 51 kaynak · 2.031 kelime Güncelleme:

Biberiye nedir, ne işe yarar?

Kullanılan kısmı
Bitkinin çiçeklenme mevsiminden önce toplanıp kurutulmuş yaprakları (Folium rosmarini).
Literatürde bildirilen etkiler
Alman Komisyon E biberiye yapraklarının kardiyovasküler hastalıklarda, hazımsızlık ve iştahsızlık gibi gastrointestinal şikayetlerde, romatizmal hastalıklarda kullanımının etkili olduğunu bildirmektedir. Biberiye genel olarak iştah açıcı (karminatif), spazmolitik, timoleptik (beyin fonksiyonlarını geliştirici), sedatif (müsekkin), antioksidan, diüretik, antifungal ve antimikrobiyel özelliklere sahiptir.
Dikkat edilmesi gerekenler
Biberiyenin normal dozlarda, besin, baharat veya tıbbi bitki olarak kullanımı son derece güvenlidir. Farmakope ve monografilerin hiçbirisi herhangi bir kontraendikasyon veya toksik etki belirtmemektedir.
Farmakopeler
WHO (2009), British Pharmacopoeia (2009), Ph Eur (2007), Alman Komisyon E (2000), ESCOP (2003)

Yukarıdaki etki bilgileri, bu sayfanın kaynakçasında listelenen bilimsel literatürde bildirilen bulgulardır; tedavi önerisi ya da herhangi bir ürün için sağlık beyanı değildir.

Biberiye kimlik bilgileri

Botanik adıRosmarinus officinalis
AlemiPlantae (Bitkiler)
BölümüMagnoliophyta (Kapalı tohumlular)
SınıfıMagnoliopsida (İki çenekliler)
TakımıLamiales
FamilyasıLamiaceae (Ballıbabagiller)
CinsiRosmarinus

Bilimsel sınıflandırması

Botanik Türü: Rosmarinus officinalis L.

Botanik türleri

Toplam üç türü bulunan biberiye bitkisinin Rosmarinus officinalis L. türünden başka R. eriocalyx ve R. tomentosus gibi iki farklı türü daha vardır.1 Biberiye (R. officinalis L.), Ledum palustre, Andromeda polifolia, Teucrium montanum, Taxus baccata, Santolina rosmarinfolia ve S. chamaecyparissus bitkileriyle karıştırılmamalıdır.2

Diğer adları

Kuşdili, beyaz püren, biberya, hasalban3

İngilizce adları

Compass plant, compass weed, common rosemary, garden rosemary, old man, polar plant, Rosmarini folium, dew of the sea, poplar plant, incensor, incensier, Mary's mantle, rosemary plant4-8

Terapide kullanılan kısımları

Bitkinin çiçeklenme mevsiminden önce toplanıp kurutulmuş yaprakları (Folium rosmarini).2,4,6,8-12

Kimyasal bileşenleri

Flavonoidler: Apigenin, luteolin ve türevleri, nepetin, nepetrin, genkwanin ve türevleri, hispidulin, diosmetin, diosmin, sirsimarin, hesperidin, homoplantiginin ve fegopolin.1,5-6,8

Fenolik asitler (%2-3): Kafeik, klorojenik, labiatik, neoklorojenik ve rosmarinik asitler.1,5-6,8

Uçucu yağlar (%1-2.5): Yoğun olarak monoterpen hidrokarbonlardan oluşur. Örneğin; %5-21 oranında kafur, %15-55 oranında 1,8-sineol (ökaliptol), %15-25 oranında alfa pinen, %2-9 oranında beta pinen, %1.5-5 oranında borneol, %2.5-12 oranında kamfen, %1.5-5 oranında limonen, linalool, %12-24 oranında alfa terpinol, %1-5 bornil asetat, beta karyofilen, p-simen, mirsen, verbenon, verbenol, terpineol, 3-oktanon ve isobornil asetat.1,5-6,8

Terpenoidler: %4.6 karnosol, karnosolik asit (pikrosalvin), isorosmanol, rosmadial, rosmaridifenol, rosmarikinon ve rosmanol gibi diterpenoid acı maddeler. Ayrıca oleanolik, betulinik ve ursolik asitler ve bunların 3-asetil esterleri gibi triterpenler içerir.1,5-6,8

Diğer Bileşenler: Kalsiyum, magnezyum, demir, manganez, fosfor, potasyum, çinko, B kompleks ve C vitaminleri ve reçine. Biberiyenin kurutulmuş yapraklarında çok yüksek oranlarda demir, kalsiyum ve B6 vitamini bulunur. Kurutulmuş biberiyenin besin değerinin tazesinden daha fazla olduğu söylenebilir.9

Farmakope ve monografiler

WHO (2009)8, British Pharmacopoeia (2009)10, Ph Eur (2007)11, Alman Komisyon E (2000)12, ESCOP (2003)13

Botanik özellikleri ve yetiştiği yerler

Biberiyenin anayurdu Akdeniz havzası ve Portekiz olup ülkemizin batı ve güney kıyı şeridinde yabani olarak yetişen, çok yıllık, çalı görünüşlü, iğneye benzeyen ince yapraklı ve her zaman yeşil kalan bir bitki türüdür. Avrupa, Kırım, Transkafkaslar, Orta Asya, Hindistan, Güneydoğu Asya, Kuzey ve Güney Afrika, Avustralya, Çin ve ABD'de kültürü yapılmaktadır.1,5,14 Her zaman yeşil kaldığı için ve kışın yapraklarını dökmemesi nedeniyle süs bitkisi olarak ta kullanılır. Sıcak ve güneşli iklimi sever.15 Biberiye bitkisi dikine 50-150 cm uzunluğa erişebilir. İğneye benzeyen yaprakları çoğunlukla sert, düz ve koyu veya açık yeşil olup üstleri tüylü ve buruşuktur. Yapraklarının altı beyaz veya soluk renklidir. Taze veya kurutulmuş yaprakları aromatik bir kokuya sahiptir.14 Uzunlukları 1.5-4 cm ve genişlikleri 1.2-3.5 mm civarında olur.1,5 Bitkinin odunsu gövdesinin delikli kabuklara sahip sert dalları vardır. Ilıman iklimde bitki bahar ve yaz aylarında çiçek açar. Sıcak iklimlerde ise her zaman çiçekli olabilir. Çiçekleri beyaz, pembe, mor veya koyu mavi renklerde ve iki çeneklidir.1 Biberiyenin yapraklarının genç sürgünleri kurutularak baharat ve tıbbi bitkisel amacıyla kullanılır. Buharda damıtılan taze çiçeklenen yaprakları ise biberiye yağı elde edilmek için kullanılır.5 Yaprakları da uçucu yağ içerdiği için yapraklarından da biberiye yağı elde edilebilir.15 En fazla biberiye yağı üreten ülkeler İspanya, Fransa ve Tunus'tur.5

Tarihsel ve geleneksel kullanımı

Biberiyenin Latince botanik adı Rosmarinus, ros (çiğ, damlacık) ve marinus (deniz) kelimelerinden 'deniz damlası' anlamına gelecek şekilde türetilmiştir. Belki de biberiyenin çoğunlukla deniz kenarlarında yetişmesi ve deniz esintisinden aldığı nemle beslenmesi nedeniyle ilave suya ihtiyacı kalmadığı kastedilmiş olabilir.15 Biberiye antik dönemlerde bu yana dostluk, sadakat ve hatırlama ve anma sembolleri olarak kullanılmıştır. Antik Yunan'da akademisyenler sınavlarda hafıza ve dikkat becerilerini geliştirmek için biberiyeden yapılmış taçlar takarlarmış.4,12,16-17 14. yy.'da romatizma ve gut hastalığından muzdarip 72 yaşındaki Macaristan Kraliçesi İzabella'nın içtiği Macar Suyu (biberiye toniği) ile gençlik ve güzelliğini yeniden kazandığı ve hatta sonraları Polonya Kralı'nın kendisine evlenme teklif ettiği bile söylenir.16-17 Biberiyenin antiseptik özelliği çok eski zamanlardan beri bilinmekteydi. Eski dönemlerde yoğun reçineli biberiye yakılarak odanın havası temizlenirdi. Bu tütsü mahkeme salonlarında mahkum hastalığından (tifüs, lekeli humma) korunmak amacıyla kullanılırdı. Avrupa'da 1665 yılındaki büyük veba salgınında herkes yanında biberiye taşır ve vebadan korunmak için burunlarına çekerlerdi. II. Dünya Savaşı dönemlerinde Fransa'daki hastanelerde biberiye ve ardıç tütsüsü mikropları öldürmek maksadıyla sık kullanılmıştır. Napolyon Bonapart'ın (1769-1821) kullandığı kolonya biberiyeden üretilmişti. William Shakespeare'in (1564-1616) 5 eserinde biberiye bitkisi anılmaktadır.17 Biberiye sindirime yardımcı olarak çorba, kebap ve et yemeklerinde baharat ve etleri koruyucu olarak yüzyıllardır kullanılır. Avrupa halk tıbbında sindirim sistemi rahatsızlıklarında, migren ve baş ağrısında, dismenore (ağrılı adetlerde), amenore (adet görememe), oligomenore (adetin anormal seyrekleşmesi), bitkinlik, baş dönmesi, hafıza zayıflığı, aşırı heyecan, Alzheimer hastalığı, antioksidan olarak, iştah açıcı, kelleşmeye karşı, safra arttırıcı, (haricen) siyatik, miyalji ve nevralji gibi kemik, kas ve eklem hastalıklarında, katarakt; şişkinlik, aşırı gaz, ülser, reflü, basur, kabızlık gibi gastrointestinal hastalıklarda, soğuk algınlığı ve sinüzitte, kardiyovasküler hastalıklarda, anormal doku büyümelerinin tedavisi ve korunmak için kullanılır.2,4-6,14 Geleneksel olarak Çin'de yüzyıllardır yaprak ve dalları özellikle baş ağrısı tedavisinde kullanılır.4 Meksikalılar kaynatılmış suda bekletilen biberiye yapraklarını banyo suyu olarak kullanırlar.18 Kaynatılmış biberiye yaprakları özellikle Batı Anadolu'da geleneksel olarak diyabetli hastaların tedavisinde kullanılır.19 Biberiye yağı kozmetik ve parfümlerin önemli bir hammaddesidir. Çok önemli bir natürel antioksidan kaynağıdır. Çeşitli kerem, losyon, deterjan, sabun ve parfüm biberiye yağı içerir.14

Farmakolojik özellikleri ve endikasyonları

Alman Komisyon E biberiye yapraklarının kardiyovasküler hastalıklarda, hazımsızlık ve iştahsızlık gibi gastrointestinal şikayetlerde, romatizmal hastalıklarda kullanımının etkili olduğunu bildirmektedir.12 Biberiye genel olarak iştah açıcı (karminatif), spazmolitik, timoleptik (beyin fonksiyonlarını geliştirici), sedatif (müsekkin), antioksidan, diüretik, antifungal ve antimikrobiyel özelliklere sahiptir. Biberiye yapraklarının içerdiği rosmarisin ve türevlerinin dikkate çekici düzeyde kasları uyarıcı ve teskin edici ve analjezik etkileri vardır. İçerdiği çok değerli aromatik esansiyel (uçucu) yağlar sinirleri yatıştırarak mide rahatsızlıklarını ve şiddetli anksiyeteyi (bunalım) giderir. Biberiyede bulunan kalsiyum, magnezyum, fosfor, sodyum ve potasyum gibi mineraller sinirler ve kardiyak dokular kuşatan sıvıların elektrolit dengesini sağlarlar. Biberiye yaprağının içerdiği diosmin flavonoidi kılcal damarların geçirgenliği ve hassasiyetini azaltarak kardiyovasküler (kalp-damar) sağlığa katkı sağlar. Doğal antioksidan olarak biberiyenin içerdiği polifenolik bileşenler ve uçucu yağlar çok güçlü ve mükemmel antioksidanlardır.8,20-21 Antioksidanlar; hücre zarlarına ve proteinlere zarar veren, DNA ve RNA'nın yapısını bozan ve hücre ölümlerine neden olabilen vücudumuzdaki serbest radikaller olarak bilinen zararlı partikülleri yok ederler.8 Biberiyenin antioksidan özelliklerinden rosmarinik asit, karnosik asit, karnasol, labiatik asit ve rosmaridifenol gibi bileşenlerin sorumlu olduğu bildirilmiştir. Özellikle karnasol ve karnosik asitin antioksidan özelliğinin %90'ından fazlasını temsil ettiği gösterilmiştir.22-23 Biberiyenin antioksidan uçucu yağ ve polifenolik bileşenlerinin güçlü antioksidatif özelliklerinin beyni serbest radikallerden koruyarak felç riski ve Alzheimer, amyotrofik lateral skleroz ve Lou Gehrig gibi nörodejeneratif hastalıkların riskini azalttığı in vivo ve in vitro gösterilmiştir.8,24 Biberiyenin karnosol, rosmanol ve epirosmanol gibi fenolik diterpenlerinin insan kanındaki LDL (düşük yoğunluklu lipoprotein) oksidasyonu engelleme ve serbest radikaller ve süperoksit anyonlarla savaşma yetenekleri in vitro test edilmiştir. Sonuçlar, karnosol, rosmanol ve epirosmanol fenolik diterpenlerinin lipid peroksidasyonu ve LDL'de oksitlenmiş apo B oluşumunu engellediği gösterilmiştir.27 Karnosik asitin aynı zamanda antienflamatuar etkisi olduğu da bildirilmektedir.25 Karnasol ve biberiyenin diğer fitokimyasal bileşenleri güçlü bir kanser kemopreventif, antikanser, radioprotektif, nörorpotektif, antimutajenik, antihepatotoksik ve antiülserojenik ajanıdır.2,4-5,26 Antioksidan etkisiyle uygun biçimde biberiye serbest radikallerle savaşarak potansiyel güçlü bir antitümör etkisi göstererek habis hastalıkları önler. Biberiye antioksidan yağlarının ve fenolik bileşenlerinin lipidlerin ve lipid içeren yiyeceklerin oksidatif degredasyonunu önleyen güçlü antioksidan etkileri ilaç ve gıda endüstrilerinde öteden beri bilinmektedir.19 Bu nedenle kozmetikte ve yiyeceklerin korunmasında yoğun olarak kullanılır.4 Biberiyenin süperoksit dismütaz etkiyi güçlendirdiği gösterilmiş ve oksijen radikalleriyle mücadelede E vitamininden bile daha güçlü bir etkiye sahip olduğu kanıtlanmıştır.28 Biberiyede bulunan özellikle ursolik asit gibi uçucu yağların antibakteriyel ve antifungal (mantarları öldürücü) etkileri olduğu in vitro gösterilmiştir.2,4-6,8 Biberiyenin uçucu yağlarının Helicobacter pylori, Staphylococcus aureus, S. albus, Vibrio cholerae, Escherichia coli, Leuconostoc mesenteroides, Listeria monocytogenes, Streptococcus mutans, Bacillus cereus ve Coryne bacteria gibi gram negatif ve pozitif bakterilere karşı antimikrobiyal etkileri olduğu gösterilmiştir. Antibakteriyel etkinin özellikle uçucu yağlarda bulunan karnasol ve ursolik asit gibi fenolik diterpenoidlerden kaynaklandığı belirtilmektedir.29-32 Bitkisel bir antiseptik olarak biberiye kanı temizler ve vücudumuzda bulunan zararlı patojenik mikroorganizmaların kontrol altına alınmasına yardımcı olur. Bakteriyel enfeksiyonları yok edecek kadar güçlü olduğu halde sindirim sistemindeki doğal yararlı bakteri popülasyonuna zarar vermeyerek bağırsakların sağlıklı doğal dengesine zarar vermez. Bu durum bize bitkisellerin vücudumuzun doğal dengesine ve metabolizmasına zarar vermeden hastalıklarla profesyonel bir şekilde nasıl savaşarak mücadele ettiklerine mükemmel bir örnektir.33 Diüretik (idrar sökücü) etkisi enfeksiyonlara yol açacak değişiklilere neden olmadan vücudumuzda bulunan bakterileri idrarı arttırarak idrar yoluyla uzaklaştırır. 1987 yılında ABD, New Jersey'de bulunan Rutgers State Üniversitesi'nden bir grup bilim adamı biberiyenin içerdiği karnasol ve ursolik asitin çok bilinen butilatlı hidroksiyanisol (BHA) ve butilatlı hidroksitoluen (BHT) antioksidanlarından çok daha güçlü ve güvenli olduğunu ve gıda zehirlenmelerinden daha etkili bir şekilde koruduğunu göstermiştir.5-6,34 Karnasolik asitin limfositlere karşı sitotoksik olduğu ve Aspergilus türü mantarlarda aflatoksin üretimini ve büyümesini engelleyerek antifungal etki gösterdiği bulunmuştur.35 Karnasolik asitin insanlarda immun sistem eksikliğine yol açan tip 1 (HIV-1) virüsünün çoğalmasını engelleyen özelliklere sahip olduğu gösterilmiştir.36-37 Biberiyedeki uçucu yağların tip 2 herpes simpleks virüsünün çoğalmasını engellediği gösterilmiştir.38 Biberiye yapraklarının doğal bir böcek kovucu olduğu ve biberiyenin uçucu yağlarının sivrisinekler yumurtalarını öldürücü ve sivrisinek kovucu niteliklere sahip olduğu gösterilmiştir.39 Biberiye bitkisinin içerdiği rosmarinik asitin enflamatuar etkili peroksinitrit radikalini ve nitrit üretimini engellediği in vitro çalışmalarda kanıtlanmıştır..40-41 Biberiyenin hepatoprotektif özelliklerinin içerdiği antioksidan bileşenlerden kaynaklanmakta ve glütasyon stransferaza dayalı sistemlerde detoksifikasyonu geliştirmektedir.42 Fareler üzerinde yapılan in vivo çalışmalarda biberiye ekstrelerinin çeşitli hücrelerde karsiyojenik veya toksik ajanları azaltıcı etkileri olduğu gösterilmiştir.43 Biberiyenin içerdiği özellikle karnasol bileşeni güçlü bir kanser kemopreventif, antikanser ve radioprotektif bir ajandır.26 İnsanların bronş hücreleri üzerinde yapılan bir çalışmada karnasol ve karnasolik asitin, enzim sitokrom P450'yi engelleyerek karsinojen etkiyi azaltması ve faz II enzimlerini tetiklemesiyle karsinojen detoksifikasyonu artırması yoluyla kemoprotektif etkilere sahip olduğu in vivo gösterilmiştir.44 Biberiyenin meme kanserinde tümör oluşumunu engellediği ve geciktirdiği ve kanser terapisinde destekleyici veya koruyucu olarak bir potansiyel taşıdığı söylenmektedir.4,45 Dişi farelerin diyetine eklenen biberiyenin endojen östrojenlerin karaciğer mikrosomal metabolizmasını güçlendirdiği ve böylece östrojen düzeylerinde bir azalma meydana getirdiği gösterilmiştir.46 Biberiyede bulunan karnasol ve karnasolik asit sinir büyüme faktörü sentezlerini geliştirdiği in vitro gösterilmiştir. Biberiyenin trombositleri engelleyici etkisi nedeniyle antitrombotik etkiye sahip olduğu in vivo ve in vitro gösterilmiştir.47 Biberiye oksijen zengini kanla besleyerek beyin fonksiyonlarını geliştirici mükemmel bir hafıza ve beyin uyarıcısıdır. Biberiyenin en önemli fonksiyonu beyinde hafıza ve muhakemeden sorumlu beyin sinirlerinin bu eyleminden sorumlu olduğu bilinen asetilkolin kimyasalının bozulmasını engellemesidir. Bir çalışmada çalışanların kabinine püskürtülen biberiye esansının çalışanların hafıza yeteneğini güçlendirdiği gösterilmiştir.4 140 kişiye uygulanan kontrollü bir deneyde biberiye yağının deneklerin hafıza ve ikincil hafıza faktörlerinin performansını belirgin bir şekilde arttırdığı görülmüştür.48 Biberiyenin içerdiği 1,8-sineol, rosmarisin türevleri ve bornil asetat bileşenleri nedeniyle kramplı gastronitestinal ve safra kesesi rahatsızlıklarında ve ayrıca tansiyon baş ağrısı, böbrek iltihabı ve ağrılı adet görmede antispazmodik etkisi vardır.12 Astım tedavisinde de bronş kaslarını gevşetmekte etkili olduğu gösterilmiştir.49 Biberiyenin borneol, kafur, sineol, rosmarisin gibi terpenler ve diosmin gibi flavonoid aktif bileşenlerinin koroner kan dolaşımı üzerinde pozitif inotropik etki göstererek kardiyovasküler sağlığa yararlı etkileri söz konusudur. Diosmin kimyasalının yüksek ve düşük tansiyon ve varikoz damarlar gibi kronik dolaşım bozukluklarının tedavisinde çok etkili olduğu bilinmektedir. Diosmin bileşeni kılcal damar geçirgenliğini ve kırılganlığı azaltmakta rutin kimyasalından daha etkilidir. Aynı zamanda rosmarisinin trimetil türevleri kasların gevşemesini sağlar ve analjezik etki gösterir. Biberiyenin hipotansif etkisi de gösterilmiştir. Biberiye yapraklarının ekstrelerinin narkoz verilmiş kedilerde atardamar kan basıncını baskıladığı gösterilmiştir. Nekahet dönemlerinde ve yaşlılarda biberiyenin immun sistemi güçlendirmek için Alman doktorlar tarafından hala kullanılır. Romatizma ve nevralji gibi rahatsızlıklarda kan dolaşımını rahatlattığı ve arttırdığı ve hastaları rahatlattığı bildirilmektedir.50 Sindirimi güçlendirici ve rahatlatıcı bir bitkisel olarak biberiye mideyi güçlendirir ve sindirime yardımcı olur. Sindirim sistemi kaslarını gevşeterek hazımsızlık, kabızlık, şişkinlik ve bağırsak kramp ve spazmının tedavisine yardımcı olur. Ayrıca safra ifrazatının artmasını sağlayarak besinsel yağların sindirimine destek sağlar. Bilhassa anksiyeteden kaynaklanan hazımsızlığın tedavisinde son derece etkilidir. Biberiye sinirleri ve kasları gevşeterek tüm vücutta ağrıyı, gerginliği ve ruhsal gerilimi giderir. Baş ağrısı, migren, depresyon, sinirsel çöküntü ve apatinin tedavisinde yardımcıdır. Hayvanlar üzerinde yapılan bir çalışmada biberiyenin uçucu yağlarının diyabetten kaynaklanan yaraların tedavisinde son derece etkili olduğu gösterilmiştir.51 Hayvanlar üzerinde yapılan bir diğer çalışmada biberiye ekstresinin pankreatik ve ekstra pankreatik mekanizmada gösterdiği çoklu etkilerinden kaynaklanan nedenlerle dikkate değer bir hipoglisemik ve antihiperglisemik etki gösterdiği bulunmuştur. Ek olarak diyabet hastalığında biberiye ekstresinin lipid peroksidasyonu önlediği ve türlü antioksidan enzimleri etkinleştirdiği belirlenmiştir.19

Yan etki, kontrendikasyon, toksisite ve ilaç etkileşimleri

Biberiyenin normal dozlarda, besin, baharat veya tıbbi bitki olarak kullanımı son derece güvenlidir. Farmakope ve monografilerin hiçbirisi herhangi bir kontraendikasyon veya toksik etki belirtmemektedir. Normal dozlarda gıda olarak tüketildiğinde herhangi bir kontraendikasyonu, hiçbir yan etkisi ve zehirliliği yoktur. Fakat biberiyenin düşüklere neden olucu (abortisid) ve anne sütünü arttırıcı etkiye sahip bileşenlerden yüksek oranda içermektedir. Bununla birlikte hamile ve emzikli annelerin normal dozlarda, besin, baharat veya tıbbi bitki olarak kullanımında yan etkisine dair herhangi bir bilimsel veri bulunmamaktadır.2,4-6,50 Tıbbi bitkiseller, doğal oldukları için çok daha az yan etkiler gösterdiklerinden dolayı genellikle tıbbi bitkilerin doğal besin olarak ve gıdalarla tüketimi çoğu kez son derece güvenlidir. Biberiye bitkisinin yaprakları ve bitkiden elde edilen preparatların hiçbir ilaç ile etkileşimi yoktur. Biberiyenin, ilaç-ilaç veya bitki-ilaç etkileşimine dair literatür taramasında hiçbir bilgiye rastlanmamıştır. Biberiyenin besinlerle veya diğer tıbbi bitkilerle herhangi bir etkileşimi de bildirilmemiştir.2,4-6,50

Biberiye içeren Doğal Markam ürünleri

Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan'ın formülasyonlarıyla üretilen ve biberiye içeren ürünler:

Bana uygun olanı bul Tüm ürünler

Bu liste, ürünün içeriğinde bu bitkinin bulunduğunu belirtir; yukarıda aktarılan literatür bulgularının ürüne ait bir etki iddiası olduğu anlamına gelmez.

Sık sorulan sorular

Biberiye nedir?

Biberiye (Rosmarinus officinalis), biberiyenin anayurdu Akdeniz havzası ve Portekiz olup ülkemizin batı ve güney kıyı şeridinde yabani olarak yetişen, çok yıllık, çalı görünüşlü, iğneye benzeyen ince yapraklı ve her zaman yeşil kalan bir bitki türüdür.

Biberiye ne işe yarar?

Bilimsel literatürde bu bitki üzerine bildirilen bulgular şöyledir: Alman Komisyon E biberiye yapraklarının kardiyovasküler hastalıklarda, hazımsızlık ve iştahsızlık gibi gastrointestinal şikayetlerde, romatizmal hastalıklarda kullanımının etkili olduğunu bildirmektedir. Biberiye genel olarak iştah açıcı (karminatif), spazmolitik, timoleptik (beyin fonksiyonlarını geliştirici), sedatif (müsekkin), antioksidan, diüretik, antifungal ve antimikrobiyel özelliklere sahiptir.

Biberiye faydaları nelerdir?

Bilimsel literatürde bu bitki üzerine bildirilen bulgular şöyledir: Biberiye yapraklarının içerdiği rosmarisin ve türevlerinin dikkate çekici düzeyde kasları uyarıcı ve teskin edici ve analjezik etkileri vardır. İçerdiği çok değerli aromatik esansiyel (uçucu) yağlar sinirleri yatıştırarak mide rahatsızlıklarını ve şiddetli anksiyeteyi (bunalım) giderir. Biberiyede bulunan kalsiyum, magnezyum, fosfor, sodyum ve potasyum gibi mineraller sinirler ve kardiyak dokular kuşatan sıvıların elektrolit dengesini sağlarlar. Bu bulgular literatür derlemesidir; tedavi önerisi ya da herhangi bir ürün için sağlık beyanı değildir.

Biberiye bitkisinin hangi kısımları kullanılır?

Bitkinin çiçeklenme mevsiminden önce toplanıp kurutulmuş yaprakları (Folium rosmarini).

Biberiye nasıl kullanılır?

Biberiyenin Latince botanik adı Rosmarinus, ros (çiğ, damlacık) ve marinus (deniz) kelimelerinden 'deniz damlası' anlamına gelecek şekilde türetilmiştir.

Biberiye yan etkileri nelerdir, kimler kullanmamalı?

Biberiyenin normal dozlarda, besin, baharat veya tıbbi bitki olarak kullanımı son derece güvenlidir. Farmakope ve monografilerin hiçbirisi herhangi bir kontraendikasyon veya toksik etki belirtmemektedir. Normal dozlarda gıda olarak tüketildiğinde herhangi bir kontraendikasyonu, hiçbir yan etkisi ve zehirliliği yoktur.

Biberiye hangi etken maddeleri içerir?

Flavonoidler: Apigenin, luteolin ve türevleri, nepetin, nepetrin, genkwanin ve türevleri, hispidulin, diosmetin, diosmin, sirsimarin, hesperidin, homoplantiginin ve fegopolin.

Biberiye hangi farmakopelerde yer alıyor?

WHO (2009), British Pharmacopoeia (2009), Ph Eur (2007), Alman Komisyon E (2000), ESCOP (2003)

Kaynakça

51 kaynağı göster
  1. Tucker AO & Debaggio T (2000). Big Book of Herbs. Loveland, CO: Interweave Press.
  2. Gruenwald J et al. (Eds.) (2000). PDR for Herbal Medicines, 2nd edn. Montvale: Medical Economics Company Inc.
  3. Maranki A & Maranki E (2008). Kozmik Bilimler Işığında Şifalı Bitkiler. Mozaik Yayınları, İstanbul.
  4. Braun L & Cohen M (2007). Herbs & Natural Supplements An Evidence-based Guide, 2nd edn. Marrickville, NSW: Churchill Livingstone, Elsevier Australia.
  5. Khan IA & Abourashed EA (2010). Leung’s Encyclopedia Of Common Natural Ingredients used in Food, Drugs, and Cosmetics. 3rd edn, John Wiley & Sons, Inc., Hoboken, New Jersey.
  6. Barnes J, Anderson LA & Phillipson JD (2007). Herbal Medicines. 3rd edn. London, Pharmaceutical Press, Royal Pharmaceutical Society of Great Britain.
  7. Aetheroleum Rosmarini (2009).WHO Monographs on Selected Medicinal Plants, Vol.4. Geneva: World Health Organization, pp.284–293.
  8. Folium Rosmarini (2009).WHO Monographs on Selected Medicinal Plants, Vol.4. Geneva: World Health Organization, pp.294–308.
  9. Rosemary. Herbal Extract Plus. http://www.herbalextractsplus.com/rosemary.cfm. Erişim: 21.12.2011.
  10. British Pharmacopoeia (BP) (2009). Vol. 1-4. London: The Stationery Office.
  11. European Pharmacopoeia and Supplements 6.1–6.2 (Ph Eur) (2007). Sixth Edition. Strasbourg: Council of Europe.
  12. Blumenthal M, Goldberg A, Brinckmann J (eds) (2000). Herbal Medicine: Expanded Commission E Monographs. Austin, TX: Integrative Medicine Communications.
  13. European Scientific Co-operative on Phytotherapy (ESCOP) (2003). ESCOP Monographs. 2nd edition. New York: ESCOP, Georg Thieme Verlag.
  14. Leung AY & Foster S (1996). Encyclopedia of Common Natural Ingredients Used in Food, Drugs, and Cosmetics. 2nd ed. New York: John Wiley & Sons, Inc.
  15. UMA (2011). University of Maryland, Medical Centre, Centre for Complementary and Alternative Medicine, http://www.umm.edu/altmed/articles/rosemary-000271.htm. Erişim tarihi: 21 Mart 2011.
  16. Bown D (2001). The Herb Society of America New Encyclopedia of Herbs and Their Uses. London: Dorling Kindersley Ltd.
  17. Rosmarinus officinalis (2009). The Herb Society of America's Essential Facts for Rosemary. The Herb Society of America.
  18. Kay MA (1996). Healing With Plants in the American and Mexican West. Tucson, AZ: The University of Arizona Press.
  19. Bakırel T, Bakırel U, Keleş-Üstüner O, Ülgen SG & Yardibi H (2008). In vivo assessment of antidiabetic and antioxidant activities of rosemary (Rosmarinus officinalis) in alloxan-diabetic rabbits. Journal of Ethnopharmacology 116: 64–73.
  20. Cheung S & Tai J (2007). Anti-proliferative and antioxidant properties of rosemary Rosmarinus officinalis. Oncol Rep. 17(6): 1525-1531.
  21. Peng Y, Yuan J, Liu F & Ye J (2005). Determination of active components in rosemary by capillary electrophoresis with electrochemical detection. Journal of Pharmaceutical and Biomedical Analysis 39: 431–437.
  22. Aruoma OI et al. (1992). Antioxidant and pro-oxidant properties of active rosemary constituents: carnosol and carnosic acid. Xenobiotica 22(2): 257-268.
  23. Aruoma OI et al. (1996). An evaluation of the antioxidant and antiviral action of extracts of rosemary and Provencal herbs. Food Chem Toxicol 34(5): 449-456.
  24. Burnham Institute for Medical Research (2007). Rosemary Chicken Protects Your Brain From Free Radicals. Science Daily. Erişim: 12.08.2011
  25. Mengoni ES, Vichera G, Rigano LA, Rodriguez-Puebla ML, Galliano SR, Cafferata EE, Pivetta OH, Moreno S & Vojnov AA (2011). Suppression of COX-2, IL-1β and TNF-α expression and leukocyte infiltration in inflamed skin by bioactive compounds from Rosmarinus officinalis. Fitoterapia 82(3): 414-421.
  26. Johnson JJ (2011). Carnosol: A promising anti-cancer and anti-inflammatory agent. Cancer Letters 305(1): 1-7.
  27. Zeng HH et al. (2001). Antioxidant properties of phenolic diterpenes from 23. Rosmarinus officinalis. Acta Pharmacologia Sinica 22:1094–1098.
  28. Zhao BL et al. (1989). Scavenging effect of extracts of green tea and natural antioxidants on active oxygen radicals. Cell Biophys 14(2): 175-185.
  29. Del Campo J, Amiot MJ & Nguyen-TC (2000). Antimicrobial effect of rosemary extracts. Journal of Food Protection 63:1359–1368.
  30. Angioni A, Barra A, Cereti E, Barile D, Coisson JD, Arlorio M, et al. (2004). Chemical composition, plant genetic differences, antimicrobial and antifungal activity investigation of the essential oil of Rosmarinus officinalis L. J Agric Food Chem. 52(11):3530-3535.
  31. Oluwatuyi M, Kaatz GW & Gibbons S (2004). Antibacterial and resistance modifying activity of Rosmarinus officinalis.Phytochemistry 65(24):3249-3254.
  32. Fu Y, Zu Y, Chen L, Shi X, Wang Z, Sun S & Efferth T (2007). Antimicrobial activity of clove and rosemary essential oils alone and in combination. Phytother Res. 21(10):989-994.
  33. Duke J (1997). The Green Pharmacy: The Ultimate Compendium of Natural Remedies from the World's Foremost Authority on Healing and Herbs. Rodale Press.
  34. Collin MA & Charles HP (1987). Antimicrobial activity of carnosol and ursolic acid: two anti-oxidant constituents of Rosmarinus officinalis L. Food Microbiology 4: 311–315.
  35. Tantaoui-Elaraki A & Beraoud L (1994). Inhibition of growth and aflatoxin production in Aspergillus parasiticus by essential oils of selected plant materials. J Environ Pathol Toxicol Oncol 13(1): 67-72.
  36. Paris A et al (1993). Inhibitory effect of carnosolic acid on HIV-1 protease in cell-free assays. J Nat Prod 56: 1426–1430.
  37. Pukl M et al (1992). Inhibitory effect of carnosolic acid on HIV-1 protease. Planta Med 58: A632.
  38. Vijayan P et al. (2004). Antiviral activity of medicinal plants of Nilgiris. Indian J Med Res 120(1): 24-29.
  39. Prajapati V et al. (2005). Insecticidal, repellent and oviposition-deterrent activity of selected essential oils against Anopheles stephensi, Aedes aegypti and Culex quinquefasciatus. Bioresource Technol 96(16): 1749-1757.
  40. Chan M-Y et al (1995). Effects of three dietary phytochemicals from tea, rosemary and turmeric on inflammationinduced nitrite production. Cancer Lett 96(1): 23-29.
  41. Choi HR et al (2002). Peroxynitrite scavenging activity of herb extracts. Phytother Res 16(4): 364-367.
  42. Sotelo-Felix JI et al (2002). Evaluation of the effectiveness of Rosmarinus officinalis (Lamiaceae) in the alleviation of carbon tetrachloride-induced acute hepatotoxicity in the rat. J Ethnopharmacol 81(2): 145-154.
  43. Singletary K et al. (1996). Inhibition by rosemary and carnosol of 7,12-dimethylbenz[a]anthracene (DMBA)-induced rat mammary tumorigenesis and in vivo DMBA-DNA adduct formation. Cancer Lett 104(1): 43-48.
  44. Offord EA et al. (1995). Rosemary components inhibit benzo[a]pyrene-induced genotoxicity in human bronchial cells. Carcinogenesis 16(9): 2057-2062.
  45. Abascal K & Yarnell E (2001). Herbs and breast cancer: Research review of seaweed, rosemary, and ginseng. Alt Complement Ther 7(1): 32-36.
  46. Zhu BT et al. (1998). Dietary administration of an extract from rosemary leaves enhances the liver microsomal metabolism of endogenous estrogens and decreases their uterotropic action in CD-1 mice. Carcinogenesis 19(10): 1821-1827.
  47. Yamamoto J et al. (2005). Testing various herbs for antithrombotic effect. Nutrition 21(5): 580-587.
  48. Moss M et al. (2003). Aromas of rosemary and lavender essential oils differentially affect cognition and mood in healthy adults. Int J Neurosci 113(1): 15-38.
  49. al-Sereiti MR et al. (1999). Pharmacology of rosemary (Rosmarinus officinalis Linn.) and its therapeutic potentials. Indian J Exp Biol 37(2): 124-130.
  50. Kraft K & Hobbs C (2004). Pocket Guide to Herbal Medicine, Georg Thieme Verlag, Stuttgart.
  51. Abu-al-Basal AM (2010). Healing potential of Rosmarinus officinalis L. on full-thickness excision cutaneous wounds in alloxan-induced-diabetic BALB/c mice. Journal of Ethnopharmacology 131: 443–450.
Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan

Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan

Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunu. Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nde fitoterapi yüksek lisansı yaparak Uzman Eczacı unvanını aldı. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) Anabilim Dalı'nda doktorasını tamamladı; Türkiye'de bu alanda verilen ilk bilim doktoru unvanı bu çalışmayla geldi. Geleneksel Uygur tıbbı kaynaklarını aslından okuyabilmek için Uygurca ve Osmanlı Türkçesi öğrendi. Doğal Markam markasının bitkisel formülasyonlarını tasarlıyor.

Sorumluluk reddi. Bu sayfa, konu üzerine yayımlanmış farmakope ve bilimsel literatürün derlemesidir; aktarılan bulgular kaynakların ifadesidir, bir tedavi önerisi ya da sağlık beyanı değildir. Bitkisel ürünler ve takviye edici gıdalar hastalıkları önleme, tedavi etme veya iyileştirme amacıyla kullanılamaz. İlaç kullananların ve gebe ya da emziren kişilerin bitkisel ürünlere başlamadan önce hekimine danışması gerekir. Ürün seçimi için WhatsApp destek hattımızdan ekibimize ulaşabilirsiniz.