Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan
  1. Ana sayfa
  2. Bitki Monografileri
  3. At Kuyruğu

At Kuyruğu

Equisetum arvense

At kuyruğu cinsine ait bütün türlere at kuyruğu adı verilir. Botanik adı Equisetum, Latince equus (at) ve seta (kıl) kelimelerinden gelmektedir. Tarla at kuyruğunun (E. arvense L.) botanik ismindeki arvense, tarla anlamına gelir. Zira bitki at kuyruğuna benzetilmektedir.

Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan Derleyen Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan, Uzman Eczacı 24 kaynak · 1.382 kelime Güncelleme:

At Kuyruğu nedir, ne işe yarar?

Kullanılan kısmı
Haziran-Ağustos döneminde toplanan olgunlaşmış tarla at kuyruğu bitkisinin (E. arvense L.) kurutulmuş steril toprak üstü kısımları (Herba equiseti)
Literatürde bildirilen etkiler
Alman Komisyon E, bitkinin idrar yolları hastalıklarında, böbrek ve safra kesesi taşlarının düşürülmesinde, yara ve yanıkların tedavisinde etkili olduğunu onaylamaktadır. Post-travmatik ve statik ödemlerde, idrar yolları sistemi ve böbrek taşları gibi iltihaplı ve bakteriyel hastalıkların tedavisinde dahili olarak kullanılmaktadır.
Dikkat edilmesi gerekenler
Tarla at kuyruğu (E. arvensis L.) güvenli bir bitkidir. Bataklık at kuyruğunun (E. palustre L.) çok miktarda atlar tarafından tüketildiğinde zehirli olabileceği gösterilmiştir. Ancak tarla at kuyruğunun (E. arvensis L.) hiçbir toksisitesi yoktur.
Farmakopeler
British Pharmacopoeia (2009), Ph Eur (2007), ESCOP (2003), Alman Komisyon E (2000)

Yukarıdaki etki bilgileri, bu sayfanın kaynakçasında listelenen bilimsel literatürde bildirilen bulgulardır; tedavi önerisi ya da herhangi bir ürün için sağlık beyanı değildir.

At Kuyruğu kimlik bilgileri

Botanik adıEquisetum arvense
AlemiPlantae (Bitkiler)
BölümüPteridophyta (Tohumsuz bitkiler)
SınıfıEquisetopsida
TakımıEquisetales
FamilyasıEquisetaceae (Atkuyruğugiller)
CinsiEquisetum L. (At kuyruğu)

Botanik türleri

At kuyruğu cinsinin (Equisetum L.) yaşayan üyeleri iki farklı alt cinse ayrılır: Equisetum ve hippochaete. Bu iki cins arasında hibridleşmeler yaygındır. Equisetum cinsine; E. bogotense Kunth (And at kuyruğu), E. palustre L. (bataklık at kuyruğu), E. pratense Ehrh. (çayır at kuyruğu), E. sylvaticum L. (orman at kuyruğu), E. fluviatile L. (su at kuruğu) örnek verilebilir. Hippochaete cinsinin ise E. scirpoides Michx. (su at kuyruğu) ve E. ramosissimum Desf. (dallı at kuyruğu) gibi türleri bulunur.1 Anadolu florasında at kuyruğunun 7 farklı türü anılmaktadır: Equisetum palustre L. (çayır at kuyruğu), Equisetum hyemale L. (pürüzlü at kuyruğu), Equisetum arvense L. (tarla at kuyruğu), Equisetum telmateia Ehrh. (büyük at kuyruğu), Equisetum ramosissimum Desf. (dallı at kuyruğu), Equisetum sylvaticum L. (orman at kuyruğu) ve Equisetum fluviatile L. (su at kuyruğu).2-4

Diğer adları

Kırkkilit otu, kırkboğum otu, zemberek otu, tilki kuyruğu, katır kuyruğu, beygir kuyruğu, boğumluca otu

İngilizce adları

Common horsetail, field horsetail, running clubmoss, rough horsetail, scouring rush, common scouring rush, bottlebrush, corn horsetail, Dutch rushes, horse willow, snake grass, puzzle grass, horsetail grass, shave grass, horsetail rush, paddock pipes, pewterwort, candock, toadpipe

Terapide kullanılan kısımları

Haziran-Ağustos döneminde toplanan olgunlaşmış tarla at kuyruğu bitkisinin (E. arvense L.) kurutulmuş steril toprak üstü kısımları (Herba equiseti)

Farmakope ve monografiler

British Pharmacopoeia (2009)5, Ph Eur (2007)6, ESCOP (2003)7, Alman Komisyon E (2000)8

Kimyasal bileşenleri

Flavonoidler (%0.6-0.9): Apigenin-5-O-glukozid, genkwanin-5-O-glukozid, kaempferol-3,7-di-O-glukozid (ekuisetin), kaempferol-3-(6-malonil-glukozid)-7-glukozid, kaempferol-3-O-soforozid, luteolin-5-O-glukozid, kuersetin-3-glukozid, izokuersitrin9

Fenolik asitler (en çok %1): Klorojenik asit, dikafeoil-meso-tartarik asit, protokateşuik ve kafeik asitlerin metil esterleri, akotinik, oksalik, malik, tannik, arabinoik ve treonik asitler9-10

Silisik asit (%5-7.7) ve diğer mineraller: %80'e kadar suda eriyebilen silisik asit ve silikatlar. Ayrıca potasyum, kalsiyum, aluminyum ve manganez 9-10

Piridin alkaloidleri: Eser miktarda nikotin, palustrin, paludtridin, ekuisetumpiron gibi stirolpiron glukozidleri9

Steroller: Kamfesterol izokuesterol ve brassinosteroidler9

Botanik özellikleri ve yetiştiği yerler

At kuyruğu cinsine ait bütün türlere at kuyruğu adı verilir. Botanik adı Equisetum, Latince equus (at) ve seta (kıl) kelimelerinden gelmektedir. Tarla at kuyruğunun (E. arvense L.) botanik ismindeki arvense, tarla anlamına gelir. Zira bitki at kuyruğuna benzetilmektedir. Sulak çayırlar ve su kıyılarında yetişen, çok yıllık (pereniyal) otsu bitkilerdendir. Nemli toprakları sever. Atkuyruğu sporla ürer veya vejetatif yoldan köksaplarla üretilir. Sporla üremesi gövdede gelişen kozalaklar yoluyla gerçekleşir. Spor kozalakları sarımsı yeşil renkli 1-2 cm uzunluk ve 1 cm genişliğinde olup çok sayıda sık puldan meydana gelir. Atkuyruğu çok çabuk yayılarak bahçe bitkilerinin gelişimine engel olabilir. Bu nedenle istilacı bir tür olduğu düşünülür. At kuyruğu türleri, atkuyruğugiller (Equisetaceae) familyası içinde yaşayan tek türdür. Ağaç görünümlü at kuyruğu bitkisi 400 milyon yıl önce Paleozoik dönemlerden kaldığı için 'yaşayan fosil' olarak nitelendirilir. O dönemlerde bazı at kuyruğu sınıfına (Equisetopsida) ait bitkilerin 30 metreye kadar boylanabildiği bildirilmektedir.11 Sadece Antartika'da yetişmediği düşünülürse kozmopolit bir bitki olduğu söylenebilir. Eğrelti otunun yakın bir akrabası olan ve çiçek açmayan at kuyruğu Avrupa, Asya, Türkiye, İran gibi Ortadoğu ülkeleri ve Kuzey Amerika'da yetişir. Bazı türleri Himalayalar, Çin'in orta ve kuzey kısımları ve Japonya'da da yetişir. Ilıman bölgelerde yetişen bazı otsu türleri kışın ölürken, tropik ve ılıman türleri hep yeşil kalır ve ölmezler. At kuyruğunun kof gövdesi ve dalları kuşkonmaz bitkisini andırır. Bitki öldüğünde kök ve dallarında oluşan silisli (çakmaktaşı toprağı) kristaller kuş tüyüne benzer bir kuyruğa benzer ve insana kaşıntı hissi verir. At kuyruğu, Mart-Nisan aylarında kızılımsı kahverengiden saman sarısı rengini andıran gövdesinde yapraklar helezonik kıvrımlar oluşturan halka dizilişli bir şekilde döşenirler. Kahverengi yaprakların gövdeye eklenen kısımları ve alt kısımları siyah uçludur. Mayıs-Haziran dönemindeyse 10-14 cm'e ulaşan gövdesinde halka biçiminde dizili çok sayıda dallar yumru görünümündedir. Gövde ve dalları derin bir şekilde yivlidir ve çoğunlukla dörtgenimsi ve pürüzlü bir görünüme sahiptir. At kuyruğu yazın toplanır.9-11

Tarihsel ve geleneksel kullanımı

At kuyruğunun tıbbi bitki olarak kullanılmasının çok eski bir tarihsel geçmişi vardır. Roma İmparatoru Marcus Aurelius'un saray doktoru Galen (M.Ö. 131-199), at kuyruğunun çeşitli hastalıklarla birlikte iç ve dış kanamalarda kullanılabileceğini tavsiye etmektedir. Arap ve Yunan tıbbında da yüzyıllarca arterit, kanamalı ülserler, tüberküloz (verem), böbrek ve safra kesesi hastalıklarında kullanılmıştır. Eski Roma'da insanlar çayır at kuyruğunun yemeğini yapar pişirip yerlermiş. Çayını da yapar bazen de kabartma tozu olarak kullanırlarmış. Amerika'nın kuzeybatı bölgesinde yaşayan Kızılderililer at kuyruğunun genç dallarını yerlermiş. Kızılderililer kanayan yaraları durdurmakta ve yaraların tedavisinde de kullanmışlardır. Hala pekçok ülkede at kuyruğu burun kanamalarını durdurmak için kullanılır.10 Tarla at kuyruğu türü halk tıbbında kanamaları durdurmada, şiddetli adet görmelerde, anemide, hafif diüretik olarak, mide ülseri ve yaralarda, gut hastalığında, tırnak kırılmaları, zayıf saçların güçlendirilmesi, saç dökülmesi ve cilt problemlerinde, kemik kırılmaları ve eklem yaralanmalarında, göz hastalıklarında, prostat tedavisinde, mesane iltihabı (sistit) ve böbrek taşlarında, tüberküloz gibi akciğer hastalıklarında, arteriosklerozda ve immun sistemi güçlendirmede kullanılır. At kuruğunun yukarıda belirtilen yedi türü Türk halk tıbbında özellikle diüretik niteliğinden dolayı böbrek kum ve taşı düşürmede, piyelonefrit, prostat ve sistit gibi idrar yolları hastalıklarında kullanılmaktadır.3,10 At kuyruğu Türk halk tıbbında ayrıca karın ağrısı, peptik ülser, hemoroid gibi gastrointestinal hastalıklarda; romatizma ağrısı, kemik kırılmalarından kaynaklanan ağrılarda, safra kesesi iltihaplarında, egzema ve aknede, mantar ve aft hastalıklarında, bronşitte; balgam söktürücü olarak öksürükte; arterioskleroz gibi kardiyak hastalıklarında ve içerdiği yoğun silikondan dolayı tırnak, saç ve cildi güçlendirici olarak kullanılmaktadır.3,12-18 Bataklık at kuyruğunun peptil ülser, hemoroid ve böbrek taşları düşürmekte kullanıldığı bildirilmektedir.3,12,19 Silikon içerdiği için kemiklerin kuvvetlendirilmesinde önemli rol oynadığı düşünülmektedir. Bu amaçla osteoporoz tedavisinde kullanılması önerilmektedir. Kozmetik sanayisinde ve özellikle kalay kurşun alaşımından üretilmiş metallerin parlatılmasında da kullanılır. Yaprakları yeşil renk boya olarak kullanılır. Biyodinamik tarımda aşırı sulanmış topraklarda yetişen bitkilere mantarların zarar vermemesi için kullanılan silikonlu toprak üretiminde kullanılır. Çünkü silikon topraktaki nemi azaltmaktarak mantar oluşumunu engeller. Avrupa Gıda Güvenliği İdaresi 2009 yılında at kuyruğunun tıbbi bitki olarak kullanılabileceğine dair bir rapor yayınlamıştır. At kuyruğunun astrenjan ve antibiyotik nitelikleri bilimsel çalışmalar kanıtlanmıştır.10-11

Farmakolojik özellikleri ve endikasyonları

Alman Komisyon E, bitkinin idrar yolları hastalıklarında, böbrek ve safra kesesi taşlarının düşürülmesinde, yara ve yanıkların tedavisinde etkili olduğunu onaylamaktadır.8-10 Post-travmatik ve statik ödemlerde, idrar yolları sistemi ve böbrek taşları gibi iltihaplı ve bakteriyel hastalıkların tedavisinde dahili olarak kullanılmaktadır. Astrenjan, hemostatik, antienflamauar ve antioksidan ajan olarak sistit, prostat, üretrit ve enürezis gibi idrar yolları hastalıklarında kullanılmaktadır. Hayvanlar üzerine yapılan testlerde at kuyruğunun hafif diüretik hemostiptik ve spazmolitik etkileri gösterilmiştir. Bitkinin söz konusu astrenjan etkisinden, içerdiği flavonoidler ve silisik asitin sorumlu olduğu kanıtlanmıştır.9-10 At kuyruğunun içerdiği uçucu yağların gram pozitif ve gram negatif bakterilere ve mantarlara karşı güçlü bir antimikrobiyal etkisi vardır. At kuyruğunun insanlar üzerindeki etkisini inceleyen çalışmalar çok azdır ve yalnızca bir çalışma mevcuttur. Klinik bir deneyde böbrek taşı düşürme hikayesi olan kişilere at kuyruğu verilmiş ve diürezde (idrarda) artış gözlenmiştir.20 Hafif bir diüretik olarak at kuyruğunun idrara çıkmayı arttırdığı ve böbrek ve safra kesesinde oluşan taş ve kumların düşürülmesinde etkili olduğu gösterilmiştir. Antiödemik etkisinden dolayı arterit ve bacaklarda oluşan şişliklerde ve bazı tüberkülostatik hastalıklarda da kullanılmaktadır. Astrenjan etkisinden dolayı erkeklerde prostat büyümesinin tedavisinde, idrar yollarında görülen yanmalarda, sistit ve üretrit hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Özellikle çocuklarda altını ıslatma (enürezis) ve büyüklerde idrar kaçırma gibi hastalıkların tedavisinde de kullanılmaktadır.9,11 At kuyruğunun içerdiği silikon mineralinden dolayı osteoporoz (kemik erimesi) hastalığının tedavisinde son derece etkili olduğu bildirilmiştir. Ancak bununla ilgili yalnızca bir klinik çalışma mevcuttur. Çalışmanın sonucuna göre, günde iki defa at kuyruğu kuru ekstresi kullanan 122 İtalyan kadının kemik yoğunluğunun geliştiği gözlenmiştir.21 Petrosinler ve flavonoidler gibi fenolik bileşenlerinin antioksidan ve hepoatoprotektif etkileri in vitro gösterilmiştir.10,22 At kuyruğunun antiülser etkisi iki farklı çalışmada in vivo gösterilmiştir. Bu etkisinden bitkinin içerdiği flavonol diglikozid bileşeninin sorumlu olduğu kanıtlanmıştır.3-4 Bu bileşenin gastrik mukozayı koruyucu sitoprotektif etkisi kanıtlansa da gastrik asiditeyi engelleyici etkisinin çok zayıf olduğu bildirilmektedir.4

Yan etki, kontrendikasyon, toksisite ve ilaç etkileşimleri

Tarla at kuyruğu (E. arvensis L.) güvenli bir bitkidir.9-11 Bataklık at kuyruğunun (E. palustre L.) çok miktarda atlar tarafından tüketildiğinde zehirli olabileceği gösterilmiştir.11 Ancak tarla at kuyruğunun (E. arvensis L.) hiçbir toksisitesi yoktur. Tıbbi bitkiseller doğal oldukları için farmasötik ilaçlara göre çok daha az yan etkiler gösterdiklerinden genellikle tıbbi bitkilerin doğal besin olarak ve gıdalarla tüketimi çoğu kez son derece güvenlidir. Hamileler, emzikli anneler ve çocuklar tarafından da güvenle kullanılabilir. Önerilen normal dozlarda kullanıldığında hiçbir yan etkisi veya toksisitesi bildirilmemiştir. At kuyruğunun hiçbir ilaç ile etkileşimi yoktur. İlaç-ilaç veya bitki-ilaç etkileşimine dair literatür taramasında hiçbir bilgiye rastlanmamıştır. Ayrıca besinlerle veya diğer tıbbi bitkilerle herhangi bir etkileşimi de bildirilmemiştir.23 Reçetesiz mısır püskülü, Equisetum hyemale L. (pürüzlü at kuyruğu), ardıç, buchu, nane ve ayı üzümü içeren bitkisel bir diüretik preparat kullanan bir kadının lityum toksisitesi bildirilmiştir.23-24 Fakat bu durumun pürüzlü at kuyruğu (Equisetum hyemale L.) kullanımı sonucu olduğu, kullanımının son derece güvenli olduğu kabul edilen tarla at kuyruğu (E. arvensis L.) ile bir ilgisinin olmadığına dikkat edilmelidir. Tarla at kuyruğunun zehirli olmadığı ve idrar yolları hastalıklarında, böbrek ve safra kesesi taşlarının düşürülmesinde, yara ve yanıkların tedavisinde etkili ve güvenli olduğu Alman Komisyon E monografilerinde de onaylanmaktadır.

Sık sorulan sorular

At Kuyruğu nedir?

At Kuyruğu (Equisetum arvense), at kuyruğu cinsine ait bütün türlere at kuyruğu adı verilir. Botanik adı Equisetum, Latince equus (at) ve seta (kıl) kelimelerinden gelmektedir. Tarla at kuyruğunun (E. arvense L.) botanik ismindeki arvense, tarla anlamına gelir. Zira bitki at kuyruğuna benzetilmektedir.

At Kuyruğu ne işe yarar?

Bilimsel literatürde bu bitki üzerine bildirilen bulgular şöyledir: Alman Komisyon E, bitkinin idrar yolları hastalıklarında, böbrek ve safra kesesi taşlarının düşürülmesinde, yara ve yanıkların tedavisinde etkili olduğunu onaylamaktadır. Post-travmatik ve statik ödemlerde, idrar yolları sistemi ve böbrek taşları gibi iltihaplı ve bakteriyel hastalıkların tedavisinde dahili olarak kullanılmaktadır.

At Kuyruğu faydaları nelerdir?

Bilimsel literatürde bu bitki üzerine bildirilen bulgular şöyledir: Astrenjan, hemostatik, antienflamauar ve antioksidan ajan olarak sistit, prostat, üretrit ve enürezis gibi idrar yolları hastalıklarında kullanılmaktadır. Hayvanlar üzerine yapılan testlerde at kuyruğunun hafif diüretik hemostiptik ve spazmolitik etkileri gösterilmiştir. Bitkinin söz konusu astrenjan etkisinden, içerdiği flavonoidler ve silisik asitin sorumlu olduğu kanıtlanmıştır. At kuyruğunun içerdiği uçucu yağların gram pozitif ve gram negatif bakterilere ve mantarlara karşı güçlü bir antimikrobiyal etkisi vardır. Bu bulgular literatür derlemesidir; tedavi önerisi ya da herhangi bir ürün için sağlık beyanı değildir.

At Kuyruğu bitkisinin hangi kısımları kullanılır?

Haziran-Ağustos döneminde toplanan olgunlaşmış tarla at kuyruğu bitkisinin (E. arvense L.) kurutulmuş steril toprak üstü kısımları (Herba equiseti)

At Kuyruğu nasıl kullanılır?

At kuyruğunun tıbbi bitki olarak kullanılmasının çok eski bir tarihsel geçmişi vardır. Roma İmparatoru Marcus Aurelius'un saray doktoru Galen (M.Ö. 131-199), at kuyruğunun çeşitli hastalıklarla birlikte iç ve dış kanamalarda kullanılabileceğini tavsiye etmektedir. Arap ve Yunan tıbbında da yüzyıllarca arterit, kanamalı ülserler, tüberküloz (verem), böbrek ve safra kesesi hastalıklarında kullanılmıştır.

At Kuyruğu yan etkileri nelerdir, kimler kullanmamalı?

Tarla at kuyruğu (E. arvensis L.) güvenli bir bitkidir. Bataklık at kuyruğunun (E. palustre L.) çok miktarda atlar tarafından tüketildiğinde zehirli olabileceği gösterilmiştir. Ancak tarla at kuyruğunun (E. arvensis L.) hiçbir toksisitesi yoktur.

At Kuyruğu hangi etken maddeleri içerir?

Flavonoidler (%0.6-0.9): Apigenin-5-O-glukozid, genkwanin-5-O-glukozid, kaempferol-3,7-di-O-glukozid (ekuisetin), kaempferol-3-(6-malonil-glukozid)-7-glukozid, kaempferol-3-O-soforozid, luteolin-5-O-glukozid, kuersetin-3-glukozid, izokuersitrin

At Kuyruğu hangi farmakopelerde yer alıyor?

British Pharmacopoeia (2009), Ph Eur (2007), ESCOP (2003), Alman Komisyon E (2000)

Kaynakça

24 kaynağı göster
  1. Walkowiak R (2008). IEA-Equisetum Taxonomy. http://internationalequisetologicalassociation.yolasite.com/taxonomy.php. Erişim: 12.10.2011.
  2. Cullen J (1997). Equisetum. In: Davis PH (Ed.) Flora of Turkey and The East Aegean Islands, Vol. 1. University Press, Edinburgh, UK.
  3. Gurbuz I, Yesilada E & Shigeru I (2009). An anti-ulcerogenic flavonol diglucoside from Equisetum palustre L. Journal of Ethnopharmacology 121: 360–365.
  4. Yesilada E & Gurbuz I (2010). Evaluation of the antiulcerogenic activity profile of a flavonol diglucoside from Equisetum palustre L. Journal of Ethnopharmacology 131: 17–21.
  5. British Pharmacopoeia (BP) (2009). Vol. 1-4. London: The Stationery Office.
  6. European Pharmacopoeia and Supplements 6.1–6.2 (Ph Eur) (2007). Sixth Edition. Strasbourg: Council of Europe.
  7. European Scientific Co-operative on Phytotherapy (ESCOP) (2003). ESCOP Monographs. 2nd edition. New York: ESCOP, Georg Thieme Verlag.
  8. Blumenthal M, Goldberg A, Brinckmann J (Eds.) (2000). Herbal Medicine: Expanded Commission E Monographs. Austin, TX: Integrative Medicine Communications.
  9. Gruenwald J et al. (Eds.) (2000). PDR for Herbal Medicines, 2nd edn. Montvale: Medical Economics Company Inc. p.456.
  10. Khan IA & Abourashed EA (2010). Leung’s Encyclopedia Of Common Natural Ingredients used in Food, Drugs, and Cosmetics. 3rd edn, John Wiley & Sons, Inc., Hoboken, New Jersey.
  11. UMA (2011). University of Maryland, Medical Centre, Centre for Complementary and Alternative Medicine, http://www.umm.edu/altmed/articles/horsetail-000256.htm. Erişim tarihi: 21 Mart 2011.
  12. Yesilada E, Honda G, Sezik E, Tabata M, Fujita T, Tanaka T, Takeda Y & Takaishi Y (1995). Traditionalmedicine in Turkey V. Folkmedicine in inner Taurus Mountains. Journal of Ethnopharmacology 46: 133–152.
  13. Yesilada E, Sezik E, Honda G, Takaishi Y, Takeda Y & Tanaka T (1999). Traditional medicine in Turkey IX. Folk medicine in north-west Anatolia. Journal of Ethnopharmacology 64: 195–210.
  14. Tuzlaci E & Aymaz PE (2001). Turkish folkmedicinal plants Part IV: Gonen (Balikesir). Fitoterapia 72: 323–343.
  15. Tuzlaci E & Tolon E (2000). Turkish folk medicinal plants Part III: Sile (Istanbul). Fitoterapia 71: 673–685.
  16. Uzun E, Sariyar G, Adsersen A, Karakoc B, Otuk G, Oktayoglu E & Pirildar S (2004). Traditional medicine in Sakarya province (Turkey) and antimicrobial activities of selected species. Journal of Ethnopharmacology 95: 287–296.
  17. Ugurlu E & Secmen O (2007). Medicinal plants popularly used in the villages of Yunt Mountain (Manisa-Turkey). Fitoterapia 79: 126–131.
  18. Kultur S (2007). Medicinal plants used in Kirklareli Province (Turkey). Journal of Ethnopharmacology 111: 341–364.
  19. Honda G, Yesilada E, Tabata M, Sezik E, Fujita E, Takeda Y, Takaishi Y & Tanaka T (1996). Traditional medicine in Turkey VI. Folk medicine in West Anatolia: Afyon, Kutahya, Denizli, Mugla, Aydın Provinces. Journal of Ethnopharmacology 53, 75–87.
  20. Wright CI, Van-Buren L, Kroner CI & Koning MM (2007). Herbal medicines as diuretics: a review of the scientific evidence. J Ethnopharmacol 114(1):1-31.
  21. Corletto F (1999). Female climacteric osteoporosis therapy with titrated horsetail (Equisetum arvense) extract plus calcium (osteosil calcium): randomized double blind study. Miner Ortoped Traumatol 50:201-206.
  22. Mimica-Dukic N, Simin N, Cvejic J, Jovin E, Orcic D & Bozin B (2008). Phenolic compounds in field horsetail (Equisetum arvense L.) as natural antioxidants. Molecules 17;13(7): 1455-1464.
  23. Williamson E, Driver S & Baxter K. (Eds.) (2009). Stockley’s Herbal Medicines Interactions. London, UK. Pharmaceutical Press, RPS Publishing.
  24. Scott IM, Leduc RI, Burt AJ, Marles RJ, Arnason JT & Foster BC (2006). The inhibition of human cytochrome P450 by ethanol extracts of North American botanicals. Pharm Biol 44: 315–327.
Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan

Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan

Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunu. Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nde fitoterapi yüksek lisansı yaparak Uzman Eczacı unvanını aldı. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) Anabilim Dalı'nda doktorasını tamamladı; Türkiye'de bu alanda verilen ilk bilim doktoru unvanı bu çalışmayla geldi. Geleneksel Uygur tıbbı kaynaklarını aslından okuyabilmek için Uygurca ve Osmanlı Türkçesi öğrendi. Doğal Markam markasının bitkisel formülasyonlarını tasarlıyor.

Sorumluluk reddi. Bu sayfa, konu üzerine yayımlanmış farmakope ve bilimsel literatürün derlemesidir; aktarılan bulgular kaynakların ifadesidir, bir tedavi önerisi ya da sağlık beyanı değildir. Bitkisel ürünler ve takviye edici gıdalar hastalıkları önleme, tedavi etme veya iyileştirme amacıyla kullanılamaz. İlaç kullananların ve gebe ya da emziren kişilerin bitkisel ürünlere başlamadan önce hekimine danışması gerekir. Ürün seçimi için WhatsApp destek hattımızdan ekibimize ulaşabilirsiniz.