At Kestanesi nedir, ne işe yarar?
- Kullanılan kısmı
- Olgunlaşmış ve kurutulmuş at kestanesi tohumları (meyveleri) (Semen hippocastani)
- Literatürde bildirilen etkiler
- Alman Komisyon E, at kestanesinin bacaklarda görülen varisler gibi bütün kronik damar hastalıklarında kullanılmasını uygun görmektedir. At kestanesi meyvesi damar ve kılcal damar sağlığında çok önemli bir tıbbi bitkiseldir.
- Dikkat edilmesi gerekenler
- At kestanesi meyvesinin varikoz hastalıklarda etkililiği ve güvenilirliği klinik deneylerle yoğun olarak araştırılmış ve Almanya'da doktorlar tarafından kronik damar yetmezliklerinde yaygın biçimde hastalara reçeteli ilaç olarak uygulanmaktadır. Tıbbi bitki olarak günlük önerilen terapötik dozlarda (250, 300 veya 485 mg) kullanıldığında herhangi bir sağlık riski belirtilmemiştir. Klinik çalışmalara göre normal dozlarda kullanımı güvenlidir.
- Farmakopeler
- WHO (2002), ESCOP (2003), Alman Komisyon E (2000).
Yukarıdaki etki bilgileri, bu sayfanın kaynakçasında listelenen bilimsel literatürde bildirilen bulgulardır; tedavi önerisi ya da herhangi bir ürün için sağlık beyanı değildir.
At Kestanesi kimlik bilgileri
| Botanik adı | Aesculus hippocastanum |
|---|---|
| Alemi | Plantae (Bitkiler) |
| Bölümü | Magnoliophyta (Kapalı tohumlular) |
| Sınıfı | Magnoliopsida (İki çenekliler) |
| Takımı | Sapindales |
| Familyası | Sapindaceae |
| Alt familyası | Hippocastanaceae (Atkestanesigiller) |
| Cinsi | Aesculus L. (At kestanesi) |
Botanik türleri
At kestanesinin (Aesculus L.) 13-19 kadar farklı botanik türü bulunur. Bunlardan bazıları şunlardır: A. californica (Kaliforniya at kestanesi), A. glabra (Ohio at kestanesi), A. arguta (Teksas at kestanesi), A. chinensis (Çin at kestanesi), A. flava (sarı at kestanesi), A. indica (Hint at kestanesi), A. neglecta (cüce at kestanesi), A. parviflora (şişe fırçası veya çalı at kestanesi), A. pavia (kırmızı at kestanesi). At kestanesinin, tatlı kestanenin (Castanea dentata, C. sativa veya diğer türlerinin) bir türü olduğu şeklinde yaygın bir yanılgı vardır.1
İngilizce adları
California buckeye, Ohio buckeye, buckeye, chestnut, Spanish chestnut, common horse chestnut, conkers, conqueror tree, aescule
Terapide kullanılan kısımları
Olgunlaşmış ve kurutulmuş at kestanesi tohumları (meyveleri) (Semen hippocastani)1
Farmakope ve monografiler
WHO (2002)1, ESCOP (2003)6, Alman Komisyon E (2000)7.
Kimyasal bileşenleri
Triterpen saponinleri (%3-10): At kestanesinde bulunan triterpen saponinleri kollektif bir şekilde aeskin veya eskin olarak adlandırılır. Triterpen saponinleri at kestanesinin temel aktif terapötik bileşenleridir.1-5 Fransız farmakope standartlarına göre at kestanesinin eskin içeriği %3'ten az olmamalıdır.2 Aeskin fiziksel özellikleri nedeniyle farklılaşan alfa-aeskin, beta-aeskin ve kriptoaeskin gibi bileşenlerden oluşur. Beta-aeskin, 30 farklı glikozitlerden türetilmiş barringtogenol C, protoeskigenin olarak ta bilinen triterpen aglikon protoaeskigenin ve hippoaeskulin gibi bileşenlerden oluşur.1
Kumarinler: Aeskuletin, fraksin (fraksetin glukozid), skopolin (skopoletin glukozid). Glikozid aeskulin (7-hidroksikumarin 6-b-glukozid) bileşeninin at kestanesinin en zehirli bileşeni olduğu bildirilmiştir.4
Flavonoidler: Kaempferol ve kuersetin gibi flavonol glikozidleri ve ayrıca astragalin, izokuersetrin, rutin ve bir kuersetin türevi olan lökosiyanidin.1,4-5
Tanenler: Oligomerik proantosiyanidinler ve yoğunlaşmış tanenler olası olarak yalnızca meyve kabuğunda bulunur.3-4
Fitosteroller: Stigmasterol, alfa-spinasterol, beta-sitosterol.4-5
Şekerler: Glukoz, sikloz ve ramnoz gibi monosakkaritler. Ayrıca, 1-kestoz, 2-kestoz ve stakiyoz gibi oligosakkaritler ve nişasta (%50) gibi polisakkaritler.3,5
Yağ asitleri (%2-3): Linolenik, palmitik ve stearik asitler.2-4
Diğer bileşenler: Allantoin; adenin, adenozin ve guanin gibi amino asitler; kolin, sitrik asit.2
Botanik özellikleri ve yetiştiği yerler
At kestanesi ağacının anavatanı Balkanlar (Yunanistan, Makedonya, Bulgaristan), Kafkaslar, İran'ın kuzeyi ve Himalayalar gibi dağlık bölgelerdir.3 Bugün Kuzey Avrupa'da İngiltere, Danimarka, İskandinavya ve Rusya gibi ülkelerle, ABD'de kültürü yapılmakta ve yabani olarak yetişmektedir.1,3 Gerçi, Türkiye dahil dünyanın ılıman iklime sahip hemen her bölgesinde yaygın bir şekilde parklarda, bahçelerde ve şehirlerde yol kenarlarında yetişebilmektedir.1 At kestanesi ağacı kışın yapraklarını döker ve 25-30 metreye kadar boylanabilir.1,3-4 Ağacın gövdesi ortalama 2 metre çapında kıvrımsız ve uzun olup, görünümü sık dallı ve tepesi düzdür. El görünümlü yeşil yaprakları 10 genişliğinde ve 20 cm uzunluğunda olabilir. Uzun saplı ve tüysü 5-7 minik yapraklı olup kenarları dişli ve uç kısımları sivridir. Ortadaki yapraklar daha büyük iken dışarıda kalan yapraklar daha küçüktür. Çiçekleri bir evcikli ya da erdişidir. Bileşik salkım kuruluşundadır. Dik duran uzun bir eksen etrafında toplanmıştır. At kestanesinin meyveleri dikenli veya düz büyük bir kapsül görünümündedir. Yuvarlak meyveler 2-6 cm yarıçapındadır.1,4 Üzerlerinde sarı veya pembe lekeler bulunan ve silindirik biçimli salkımlar oluşturan beyaz çiçekleri yaz aylarında açar. Olgunlaşan meyvelerin dikenli kapsülü yarılır ve içinden parlak koyu kahverengi at kestanesi meyvesi düşer. Meyve hafif kokulu olup tadı acımsı, buruk ve keskindir.1
Tarihsel ve geleneksel kullanımı
At kestanesi cinsinin adı Aesculus, Linnaeus tarafından verilmiştir ve Latince'de yenilebilir meşe palamutu anlamına gelir. At kestanesi ağacının heybetli görünümü zenginlik ve serveti temsil eder. 16. yy. Rönesans yazarlarına göre Türkler; at, eşek ve katırlarda görülen solunum yolları hastalıklarının tedavisinde at kestanesini kullandıkları için at kestanesinin halk arasında kullanılan yaygın adı ve botanik adı bu uygulamadan gelmektedir.8 İngilizce'de kullanılan 'horse chestnut' ve botanik adı 'hippocastanum' (hippo: at) at kestanesi anlamına gelir. Kuzeydoğu Amerika'da yaşayan Amerikan yerlileri at kestanesini soğuk algınlıklarında ve romatizmal rahatsızlıklarda kullanmışlardır. 16. yy.'dan beri Avrupa halk tıbbında da sonbaharda toplanan ağaç kabuğu, meyvesi ve yaprakları arterit tedavisi ve korunmasında ve hemoroid hastalığında kullanılmıştır. Genellikle besin olarak tüketilmez. Haşlama veya pişirme gibi herhangi bir ısıl işleme tabi tutulmadan tüketilen çiğ at kestanesi zehirli olabilir. Ancak ısıl işlemden geçirildikten sonra içerdiği aeskulin gibi alkaloid saponinler yok olur. At kestanesi 'conkers' adlı bir çocuk oyununda ve I. ve II. Dünya Savaşlarında aseton üretiminde kullanılmıştır.5 At kestanesinin yoğun tanen içeriği bu bitkinin astrenjan niteliğinin öne çıkmasını sağlar. Ağaç yaprakları ekspektoran, antifilojistik (iltihaba karşı) ve diüretik olarak kullanılır. Geleneksel halk tıbbında hemoroid, varikoz damarlar (varis), basilik dizanteri, diyare, yüksek ateş, flebit (toplardamar iltihabı), koroner kalp hastalığı, diğer jinekolojik kanamalarda ve aşırı kanamalı adette kanamayı azaltıcı olarak, zindelik kazandırıcı tonik olarak ve prostat hastalıklarında kullanılır.1-5
Farmakolojik özellikleri ve endikasyonları
Alman Komisyon E, at kestanesinin bacaklarda görülen varisler gibi bütün kronik damar hastalıklarında kullanılmasını uygun görmektedir.7 At kestanesi meyvesi damar ve kılcal damar sağlığında çok önemli bir tıbbi bitkiseldir. İçerdiği aeskin gibi yüksek oranlı tanenlerden kaynaklanan astrenjan, antiödem, antioksidan ve antienflamatuar nitelikleri, vücuttaki tahrip olmuş ve şişmiş bütün damarların duvarlarını sıkılaştırır ve güçlendirir. Damar duvarlarını tahribatını engeller, bir bütün damar sağlığını korur ve sonuç olarak vasküler hiperpermeabiliteyi (geçirgenliği) ve ödemi önler.5 At kestanesi damarlardan sızan sıvıları geri kazandırarak, şişlikleri indirir, tıkanıklıkları ve bölgesel enflamasyonu giderir. Bu özellikleri nedeniyle özellikle varikoz damarlar, damar ülserleri ve damar yetmezliğinde kullanılacak belki de ilk tıbbi bitkisellerdendir. At kestanesinin etkinliğine dair oldukça fazla klinik ve farmakolojik kanıt içeren bir literatür oluşmuştur.8 1996 yılında Londra Barts Hastanesi'nde yapılan bir klinik deneyde at kestanesinin bacaklarda oluşan varikoz damar tedavisinde dar çoraplar kadar etkili olduğu kanıtlanmıştır.9 At kestanesi ekstrelerinin kronik damar yetmezliğindeki etkilerinin araştırıldığı rassal, plasebolu ve kontrollü 17 adet çalışmayı içeren bir Cochrane Sistematik İncelemesi'nde, at kestanesi ekstrelerinin kronik damar yetmezliği semptomlarında plaseboya göre çok daha başarılı olduğu kanıtlanmıştır.10 Gözlemsel çalışmalar at kestanesi uygulandığında varikoz damarların ağrı, şişkinlik ve bacak güçsüzlüğü ve ağırlığının belirgin bir şekilde iyileştiğini bildirmektedir.11 50 mg aeskin içeren at kestanesi tabletinin güvenilirliği ve toleransının incelendiği klinik bir deneyde 91 deneğe 8 hafta boyunca günde iki defa bu tabletler uygulanmıştır. Deneyin sonucuna göre damar yetmezliğinin Widmer I ve II aşamasındaki hastaların ekserisinde 'iyi' ve 'çok iyi' sonuçlar alındığı kanıtlanmıştır.12 Bacak damarlarında görülen kronik ülserleşmeler özellikle yaşlılarda sık görülen bir hastalıktır. Böyle hastaların %45'i hareket edemez hale gelir ve eve bağımlı bir yaşama mahkum olurlar.13 Sonuç olarak hastalarda sıklıkla depresyon, anksiyete, sosyal olarak izolasyon, uykusuzluk ve azalan iş görme kapasitesi gelişir.14 Kronik damar yetmezliği, kılcal damarın geçirgenliğinde ve enflamatuar reaksiyonlarda artışlara neden olur. Limfatik reabsorpsiyonda azalışlar görülür. Dokularda oluşan ödem ve yetersiz beslenme bacak damarlarında görülen kronik ülserleşmelere neden olan temel nedenlerdendir. At kestanesi, damar ve kılcal damarların geçirgenliğini azaltır ve antiödem ve antienflamatuar nitelikleriyle damar sağlığını geliştirir. Ayrıca, mikrosirkülasyonu geliştirerek, bacaklardaki damar ülserleşmelerini geciktirir veya önler.15 12 hafta süren plasebo kontrollü, rassal bir klinik çalışmada, aktif bacak damarları kronik ülseri olan 42 deneğe at kestanesi uygulandığında durumlarında iyileşmeler görülmüştür.16 Plasebo kontrollü 72 deneğin katıldığı bir çalışmada 6 gün süreyle günde üç kez 40 mg aeskin içeren at kestanesinin uygulandığı deneklerin %82'sinde hemoroid semptomlarının azaldığı ve deneklerin %87'sinde ise şişliklerin azaldığı gözlenmiştir. Post-operatif ödemleri azaltıcı etkisini gösteren bazı kanıtlar da mevcuttur.17 At kestanesinin antioksidan, damar güçlendirici ve antienflamatuar etkileri yanında, içerdiği flavonoid bileşenleri ve diğer türlü aktif içeriklerinin bazı geleneksel kullanım alanlarındaki etkinliğini gösteren kanıtlar da mevcuttur.18
Yan Etki ve Toksisitesi
At kestanesi meyvesinin varikoz hastalıklarda etkililiği ve güvenilirliği klinik deneylerle yoğun olarak araştırılmış ve Almanya'da doktorlar tarafından kronik damar yetmezliklerinde yaygın biçimde hastalara reçeteli ilaç olarak uygulanmaktadır.5 Tıbbi bitki olarak günlük önerilen terapötik dozlarda (250, 300 veya 485 mg) kullanıldığında herhangi bir sağlık riski belirtilmemiştir.3 Klinik çalışmalara göre normal dozlarda kullanımı güvenlidir. Hamilelikte ve emzikli annelerde yan etkisine dair herhangi bir bilimsel veri bulunmamaktadır.5 Vücut tarafından çok iyi tolere edilir ve mide yanması, hafif baş dönmesi gibi son derece nadir görülebilen hafif yan etkileri olabilir.5 Gözlemlenen duyarlılıklar son derece nadirdir.5 Tıbbi bitki olarak ve önerilen dozlarda tüketildiğinde herhangi bir yan etkisi ve zehirliliği yoktur. Tıbbi bitkiseller, doğal oldukları için sentetik ilaçlara göre çok daha az yan etkiler gösterdiklerinden dolayı genellikle tıbbi bitkilerin terapötik dozlarda tüketimi çoğu kez son derece güvenlidir. At kestanesinin meyveleri asla gıda olarak tüketilmez. Zehirli olduğu için çiğ olarak tüketilmemelidir. Çiğ meyvenin acı tadı zaten gıda olarak yenilmesini imkansız kılar.4 5 adet at kestanesi meyvesini tek seferde yiyen bir çocukta, kusma, ishal, aşırı susama, yüzde kızarıklık, göz bebeklerinin büyümesi, görme ve bilinç bozuklukları meydana gelmiştir. Sonuçta gastrik lavaj (mide ve bağırsak yıkaması) ve gerekli diğer klinik müdahaleler uygulamak zorunda kalınmıştır.3
Kontraendikasyon ve İlaç Etkileşimleri
İn vitro bir çalışmaya göre at kestanesi P-glikoproteini etkileyebileceği için digoksin gibi ilaçlarla etkileşime girebilir ve farmakokinetiklerini etkileyebilir.19 Gerçi bunun klinik geçerliliği herhangi bir in vivo klinik çalışma bulunmadığından dolayı bilinmemektedir ve belirsizliğini korumaktadır. Kumarin içeriği nedeniyle at kestanesinin antikoagülan ilaçlarla da etkileşime girebileceği bildirilmiştir. Ancak at kestanesinin doğal kumarin içeriğinin oranları henüz bilinmediği ve dolaysıyla belirsiz olması nedeniyle diğer antikoagülan ilaçlarla etkileşimi bilinmemektir.8 Normal dozlarda tıbbi bitkisel olarak tüketildiğinde herhangi bir kontraendikasyonu yoktur.2-5 At kestanesinin meyvesi ve at kestanesinden elde edilen preparatların bitki-ilaç etkileşimine dair literatür taramasında hiçbir bilgiye rastlanmamıştır. At kestanesinin besinlerle veya diğer tıbbi bitkilerle herhangi bir etkileşimi de bildirilmemiştir.8
At Kestanesi içeren Doğal Markam ürünleri
Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan'ın formülasyonlarıyla üretilen ve at kestanesi içeren ürünler:
- Doğalmarkam Göz Çevresi ve Yüz Kırışıklığı Bakım Serumu ve Doğalmarkam Yüz Temizleme Jeli İkili Set
- Doğalmarkam Göz Çevresi ve Yüz Kırışıklığı Bakım Serumu, Doğalmarkam Yüz Temizleme Jeli ve Doğalmarkam Güneş Kremi Üçlü Set
- Doğalmarkam Gözaltı Mor Halka & Torba Görünüm Düzeltici Krem ve Doğalmarkam C Vitamini Serum İkili Set
- Doğalmarkam Gözaltı Mor Halka & Torba Görünüm Düzeltici Krem ve Doğalmarkam Göz Çevresi ve Yüz Kırışıklığı Bakım Serumu İkili Set
- Doğalmarkam Gözenek Sıkılaştırıcı Krem (50ML)
- Doğalmarkam Nemlendirici Krem 100 ml
- Doğalmarkam Vitanem's Bomb ve Doğalmarkam Göz Çevresi ve Yüz Kırışıklığı Bakım Serumu İkili Set
- Doğalmarkam Yüz Temizleme Jeli 150 ml
Bana uygun olanı bul Tüm ürünler
Bu liste, ürünün içeriğinde bu bitkinin bulunduğunu belirtir; yukarıda aktarılan literatür bulgularının ürüne ait bir etki iddiası olduğu anlamına gelmez.
Sık sorulan sorular
At Kestanesi nedir?
At Kestanesi (Aesculus hippocastanum), at kestanesi ağacının anavatanı Balkanlar (Yunanistan, Makedonya, Bulgaristan), Kafkaslar, İran'ın kuzeyi ve Himalayalar gibi dağlık bölgelerdir. Bugün Kuzey Avrupa'da İngiltere, Danimarka, İskandinavya ve Rusya gibi ülkelerle, ABD'de kültürü yapılmakta ve yabani olarak yetişmektedir. Gerçi…
At Kestanesi ne işe yarar?
Bilimsel literatürde bu bitki üzerine bildirilen bulgular şöyledir: Alman Komisyon E, at kestanesinin bacaklarda görülen varisler gibi bütün kronik damar hastalıklarında kullanılmasını uygun görmektedir. At kestanesi meyvesi damar ve kılcal damar sağlığında çok önemli bir tıbbi bitkiseldir.
At Kestanesi faydaları nelerdir?
Bilimsel literatürde bu bitki üzerine bildirilen bulgular şöyledir: İçerdiği aeskin gibi yüksek oranlı tanenlerden kaynaklanan astrenjan, antiödem, antioksidan ve antienflamatuar nitelikleri, vücuttaki tahrip olmuş ve şişmiş bütün damarların duvarlarını sıkılaştırır ve güçlendirir. Damar duvarlarını tahribatını engeller, bir bütün damar sağlığını korur ve sonuç olarak vasküler hiperpermeabiliteyi (geçirgenliği) ve ödemi önler. At kestanesi damarlardan sızan sıvıları geri kazandırarak, şişlikleri indirir, tıkanıklıkları ve bölgesel enflamasyonu giderir. Bu özellikleri nedeniyle özellikle varikoz damarlar, damar ülserleri ve damar yetmezliğinde kullanılacak belki de ilk tıbbi bitkisellerdendir. Bu bulgular literatür derlemesidir; tedavi önerisi ya da herhangi bir ürün için sağlık beyanı değildir.
At Kestanesi bitkisinin hangi kısımları kullanılır?
Olgunlaşmış ve kurutulmuş at kestanesi tohumları (meyveleri) (Semen hippocastani)
At Kestanesi nasıl kullanılır?
At kestanesi cinsinin adı Aesculus, Linnaeus tarafından verilmiştir ve Latince'de yenilebilir meşe palamutu anlamına gelir. At kestanesi ağacının heybetli görünümü zenginlik ve serveti temsil eder. 16. yy.
At Kestanesi hangi etken maddeleri içerir?
Triterpen saponinleri (%3-10): At kestanesinde bulunan triterpen saponinleri kollektif bir şekilde aeskin veya eskin olarak adlandırılır.
Kaynakça
19 kaynağı göster
- Semen Hippocastani (2002). WHO Monographs on Selected Medicinal Plants, Vol.2. Geneva: World Health Organization, pp.137–148.
- Barnes J, Anderson LA & Phillipson JD (2007). Herbal Medicines. 3rd edn. London, Pharmaceutical Press, Royal Pharmaceutical Society of Great Britain.
- Gruenwald J et al. (Eds) (2000). PDR for Herbal Medicines, 2nd edn. Montvale: Medical Economics Company Inc.
- Khan IA & Abourashed EA (2010). Leung’s Encyclopedia Of Common Natural Ingredients used in Food, Drugs, and Cosmetics. 3rd edn, John Wiley & Sons, Inc., Hoboken, New Jersey.
- Braun L & Cohen M (2007). Herbs & Natural Supplements An Evidence-based Guide, 2nd edn. Marrickville, NSW: Churchill Livingstone, Elsevier Australia.
- European Scientific Co-operative on Phytotherapy (ESCOP) (2003). ESCOP Monographs. 2nd edition. New York: ESCOP, Georg Thieme Verlag.
- Blumenthal M, Goldberg A, Brinckmann J (Eds) (2000). Herbal Medicine: Expanded Commission E Monographs. Austin, TX: Integrative Medicine Communications.
- Williamson E, Driver S & Baxter K. (Eds.) (2009). Stockley’s Herbal Medicines Interactions. London, UK. Pharmaceutical Press, RPS Publishing.
- Chevallier A (2007). Herbal Remedies: Eyewitness Companions. First American Edition. New York, USA: Dorling Kindersley Publishing Limited.
- Pittler M & Ernst E (2006). Horse chestnut seed extract for chronic venous insufficiency. Cochrane Database Syst Rev 4: CD003230.
- Siebert U et al (2002). Efficacy, routine effectiveness, and safety of horsechestnut seed extract in the treatment of chronic venous insufficiency: A meta-analysis of randomized controlled trials and large observational studies. Int Angiol 21(4): 305-315.
- Dickson S et al (2004). An open study to assess the safety and efficacy of Aesculus hippocastanum tablets (Aesculaforce 50 mg) in the treatment of chronic venous insufficiency. J Herb Pharmacother 4(2): 19-32.
- Baker SR & Stacey MC (1994). Epidemiology of chronic leg ulcers in Australia. Aust NZ J Surg 64(4): 258-261.
- Leach MJ (2004). The clinical feasibility of natural medicine, venotonic therapy and horsechestnut seed extract in the treatment of venous leg ulceration: a descriptive survey. Complement Ther Nursing Midwif 10(2): 97-109.
- Blaschek W (2004). Aesculus hippocastanum: Horse chestnut seed extract in the treatment of chronic venous insufficiency. Z Phytother 25(1): 21-30.
- Leach MJ (2004). The clinical feasibility of natural medicine, venotonic therapy and horsechestnut seed extract in the treatment of venous leg ulceration: a descriptive survey. Complement Ther Nursing Midwif 10(2): 97-109.
- Sirtori CR (2001). Aescin: pharmacology, pharmacokinetics and therapeutic profile. Pharmacol Res 44(3): 183-193.
- Wilkinson J & Brown A (1999). Horse chestnut: Aesculus hippocastanum: Potential applications in cosmetic skin-care products. Int J Cosmet Sci 21(6): 437-447.
- Hellum BH & Nilsen OG (2008). In vitro inhibition of CYP3A4 metabolism and P-glycoprotein mediated transport by trade herbal products. Basic Clin Pharmacol Toxicol 102: 466–475.
Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan
Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunu. Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nde fitoterapi yüksek lisansı yaparak Uzman Eczacı unvanını aldı. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) Anabilim Dalı'nda doktorasını tamamladı; Türkiye'de bu alanda verilen ilk bilim doktoru unvanı bu çalışmayla geldi. Geleneksel Uygur tıbbı kaynaklarını aslından okuyabilmek için Uygurca ve Osmanlı Türkçesi öğrendi. Doğal Markam markasının bitkisel formülasyonlarını tasarlıyor.
Diğer monografiler
Sorumluluk reddi. Bu sayfa, konu üzerine yayımlanmış farmakope ve bilimsel literatürün derlemesidir; aktarılan bulgular kaynakların ifadesidir, bir tedavi önerisi ya da sağlık beyanı değildir. Bitkisel ürünler ve takviye edici gıdalar hastalıkları önleme, tedavi etme veya iyileştirme amacıyla kullanılamaz. İlaç kullananların ve gebe ya da emziren kişilerin bitkisel ürünlere başlamadan önce hekimine danışması gerekir. Ürün seçimi için WhatsApp destek hattımızdan ekibimize ulaşabilirsiniz.