Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan
  1. Ana sayfa
  2. Bitki Monografileri
  3. Adaçayı

Adaçayı

Salvia officinalis

Adaçayı (Salvia), nane familyası içinde en geniş bitki türünü oluşturur. 30-80 cm arasında boylanabilen bitkinin menekşe renkli çiçekleri halka dizilişlidir. Kışın yapraklarını dökmeyen, dayanıklı otsu ya da çalımsı bitkilerdir. Kare kesitli tüylü gövdesi, bitkinin ikinci yılında odunsulaşır.

Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan Derleyen Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan, Uzman Eczacı 41 kaynak · 1.818 kelime Güncelleme:

Adaçayı nedir, ne işe yarar?

Kullanılan kısmı
Bahçe ya da tıbbi adaçayının (S. officinalis) taze veya kurutulmuş yaprakları (Salviae folium). Ancak bitki çiçeklenmeden önce Mayıs ayında toplanmalıdır.
Literatürde bildirilen etkiler
Thujon zengini uçucu yağları karnosol diterpeneoidi çok kuvvetli antimikrobiyal, antimikotik (antifungal) ve antiviral etkilere sahiptir.
Dikkat edilmesi gerekenler
Adaçayı yaprağı güvenlidir. Farmakope ve monografilerin hiçbirisi herhangi bir kontraendikasyon veya toksik etki belirtmemektedir. Normal dozlarda gıda olarak tüketildiğinde herhangi bir kontraendikasyonu ve hiçbir yan etkisi yoktur.
Farmakopeler
British Pharmacopoeia (2009), Ph Eur (2007), ESCOP (2003), Alman Komisyon E (2000)

Yukarıdaki etki bilgileri, bu sayfanın kaynakçasında listelenen bilimsel literatürde bildirilen bulgulardır; tedavi önerisi ya da herhangi bir ürün için sağlık beyanı değildir.

Adaçayı kimlik bilgileri

Botanik adıSalvia officinalis
AlemiPlantae (Bitkiler)
BölümüMagnoliophyta (Kapalı tohumlular)
SınıfıMagnoliopsida (İki çenekliler)
TakımıLamiales
FamilyasıLamiaceae (Ballıbabagiller)
CinsiSalvia L.

Botanik türleri

Salvia officinalis L. (tıbbi veya bahçe adaçayı), Salvia pratensis (Anadolu veya çayır adaçayı), Salvia aethiopis L. (Akdeniz adaçayı), Salvia apiana Jeps. (beyaz ada çayı), Salvia splendens Benth. (ateş çiçeği), Salvia sclarea L. (misk ada çayı) ve Salvia verbenaca L. (yabani adaçayı), Salvia divinorum (kahin veya falcı adaçayı), Salvia lavandulaefolia Vahl (İspanyol adaçayı), Salvia miltiorrhiza (Çin veya kızıl köklü adaçayı, Dan-shen) gibi yaklaşık 900 farklı türü bulunur.1,2,3

İngilizce adları

Dalmatian sage, Spanish sage, common sage, garden sage, golden sage, kitchen sage, culinary sage, broad-leafed sage, meadow sage, true sage4,5

Terapide kullanılan kısımları

Bahçe ya da tıbbi adaçayının (S. officinalis) taze veya kurutulmuş yaprakları (Salviae folium). Ancak bitki çiçeklenmeden önce Mayıs ayında toplanmalıdır. Kurutulmuş veya taze bitkinin tamamı kullanılacaksa çiçeklendikten hemen sonra Ağustos ayında toplanır.

Kimyasal bileşenleri

Uçucu yağlar (%1.5-3.5): Adaçayının biyolojik olarak aktif terapötik ajanları sahip olduğu uçucu yağlardır. Alman Komisyon E Farmakopesi'ne göre terapötik olarak etkili olabilmesi için adaçayı yaprağı %1.5 oranından daha az thujon uçucu yağı içermemelidir.5 Bahçe adaçayı (S. officinalis) yaprağı yağı %20-60 oranında alfa-thujon ve beta-thujon içerir.3 Alfa-thujon oranı daha fazladır.4 Diğer bileşenler 1,8-sineol (%6-16), kafur (%14-37), borneol, sineol, izobutil asetat, kamfen, linalil asetat, linalool, alfa ve beta pinen, viridiflorol, alfa ve beta karyofilen (humulen), karnosol, 2-metil-3metilen-5-hepten, limonen ve seskiterpenlerdir.3,6 İspanyol adaçayı (S. lavandulaefolia) oldukça yüksek oranda kafur (%11-34), sineol (%18-35), limonen ((%1-41), kamfen (%5-30), alfa-pinen (%4-20), beta-pinen (%6-19), linalool, linalil asetat ve borneol içerir.6 Uçucu yağ oranı en yüksek adaçayı türü tıbbi adaçayıdır (Salvia officinalis). Diğer türlerin toplam keton oranı düşük fakat toplam alkol oranı yüksektir. İspanyol adaçayında (S. lavandulaefolia) thujon uçucu yağlarından bulunmaz. Yunan adaçayı (S. triloba) ise ancak çok düşük oranlarda içerir. Dolaysıyla bu türlerin terapötik etkisi çok sınırlıdır. Fakat daha az toksiktirler.4

Asitler: %3-6 oranında rozmarinik, labiyatik, kafeik, hidrosinamik, elajik, ferülik, galik, gibi kafeik asit türevleri formunda fenolik asitler, kafeik ve benzoik asitlerin fenolik glikozitleri ve eser miktarda klorojenik asit içerir.3,4,6

Flavonoidler: 5-Methoksisalvigenin, apigenin, luteolin, luteolin-7-metil eter, 6-metoksiluteolin, 6-metoksiluteolin-7-metil eter, hispidulin, sirsimaritin, salvigenin, genkvanin ve 6-metoksigenkvanin.3,6 İspanyol adaçayı da luteolin-4'-O-glukuronid, rozmarinik asit, salvigenin, euparotin, nepetin ve apigenin gibi polifenolik bileşenler içerir.6

Terpenler: Monoterpen glikozitleri.4 Kinon ve abietan türü diterpen acı maddeleri: karnosolik asit (pikrosalvin, %0.2-0.4), rozmanol, safisinolid, karnosol, salvin, salvin monometil eter, 12-O-metil karnosol, royleanonik asit, royleanon, rozmanol, izorosmanol, 7-metoksirozmanol, horminon, asetilhorminon ve andgaldosol. Antrakinonlar, %5 oranında ursolik asit ve olealonik asit ve türevleri gibi triterpenler içerir.3,4,6

Tanenler: %3-6 oranında hidrolizlenebilen ve salviatanen gibi yoğunlaşmış kateşin türü tanenler içerir.4,6

Diğer bileşenler: Adaçayı yaprağı zengin bir beta karoten kaynağıdır.5 Ayrıca C ve B kompleks vitaminleri ve az miktarda demir, magnezyum ve çinko içerir.7

Farmakope ve monografiler

British Pharmacopoeia (2009)8, Ph Eur (2007)9, ESCOP (2003)10, Alman Komisyon E (2000)11

Botanik özellikleri ve yetiştiği yerler

Adaçayı (Salvia), nane familyası içinde en geniş bitki türünü oluşturur. 30-80 cm arasında boylanabilen bitkinin menekşe renkli çiçekleri halka dizilişlidir. Kışın yapraklarını dökmeyen, dayanıklı otsu ya da çalımsı bitkilerdir. Kare kesitli tüylü gövdesi, bitkinin ikinci yılında odunsulaşır. Genellikle yakıcı kokuşu olan gri-yeşil yaprakları, bazı türlerde alacalı, hatta kırmızı ve mor renklerde olur. Çift dudaklı, derin hazneli çiçekleri genelde mor-mavi renkli iken, seyrek olarak beyaz ya da pembe renkli çiçek açan türleri de görülür. Bitkinin minik tohumları koyu kahverengi ve oval biçimlidir. Genellikle kendiliğinden çoğalır. Karşılıklı beyaz keçeli yaprakları gümüşsü bir parlaklığa sahiptir. Acımtırak, ıtırlı bir koku yayarlar. Bahçe adaçayı güneşli iklimleri sever. Dona karşı hassas olduğu için kışın korunmalıdır. Çayır veya Anadolu adaçayı (Salvia pratensis) ise dağlarda ve meralarda yabani olarak büyür. Çevresine ıtırlı hoş bir koku yayan mavi yahut menekşe renkli çiçekleri çok belirgindir. Çayır adaçayı Anadolu'nun güney ve batı bölgelerinde bol yetişir ve kimyasal bileşenleri bahçe adaçayınınkine (Salvia officinalis) çok yakın olduğu için tedavi edici güçleri karşılaştırılabilir özelliklere sahiptir. Çayır adaçayından elma yağı yahut acı elma yağı (sage oil veya oleum salisae) olarak bilinen yağ üretilir. Tıbbi adaçayının (Salvia officinalis) anavatanı Arnavutluk ve Bosna gibi Güneydoğu Avrupa ülkeleridir.6 Hemen bütün Avrupa ülkelerinde iklime adapte edilmiştir.3 Arnavutluk, Türkiye, Almanya, Bulgaristan, Romanya, Polonya, Sırbistan ve Karadağ, İspanya, Yunanistan, İtalya ve ABD'de kültür bitkisi olarak yetiştirilmektedir.6 Dünya adaçayı üretiminin hala yarısından fazlası özellikle Arnavutluk, Bosna-Hersek, Hırvatistan, Sırbistan ve Karadağ'da yabani olarak toplanan bitkilerden sağlanmaktadır. Türkiye en büyük adaçayı üreticilerinden birisidir. Organik sertifikalandırma uygulamasıyla yabani olarak toplanan adaçayı miktarı sürekli artmaktadır.12-15 Adaçayının Orta Asya ve Akdeniz bölgesinde 250, Orta ve Güney Amerika'da yaklaşık olarak 500 ve Doğu Asya'da ise 90 farklı türü bulunduğu tahmin edilmektedir.16

Tarihsel ve geleneksel kullanımı

Adaçayı bitkisinin Latince ifadesi salvia, 'iyileşmek' anlamına gelen Latince salvere kelimesinden türetilmiştir. Seçilen bu kelime muhtelemen adaçayı bitki türünün çok uzun zamandan beri inanılan tedavi edici niteliklerine vurgu yapmaktadır.17 Adaçayı eski Yunan, Mısır ve Roma toplumlarında yaygın bir tıbbi ajan olarak kullanılmaktaydı. Antik dönemlerde hekimler tarafından hemen her hastalığa karşı tavsiye edilmekte veya kullanılmaktaydı. Antik dönemlerde cinsel sorunlarda doğurganlığı artırmak, kanamayı durdurmak (astrenjan), küçük deri yaralarını iyileştirmek, göğüs hırıltısı ve öksürük, astım, bronşit ve sinüzit gibi solunum yolları hastalıklarında, düzensiz ve sancılı adet gören bayanlarda, emzikli kadınların süt vermeyi kesmek istediklerinde ve hafızayı güçlendirmede kullanılmıştır.11 Dioscorides, Pliny ve Gallen adaçayını diüretik, kanamayı durdurucu ve adet düzenleyici olarak tavsiye etmişti. Hindistan'da adaçayı yaprakları bağırsak gazları, hazımsızlık, larenjit, farenjit, sinüzit gibi ağız, burun ve boğaz enfeksiyonlarına karşı kullanılmıştır. Antik dönemlerden bu yana Akdeniz ülkelerinde, yemeklere çok hoş bir koku verdiği ve lezzet kattığı için kullanılır. Avrupa ülkelerinin mutfaklarında kızarmış patates ve hamurlarda kullanılan yağların kokulandırılmasında, salamuralarda, etlerin dinlendirilmesinde yaygın olarak kullanılır. Ayrıca bayanlar demlenmiş adaçayını göğüs büyütmek için kullanmaktadır.6 Adaçayından günümüzde hazımsızlıkta antispazmotik, boğaz ve ağız iltihaplarının tedavisinde antibiyotik olarak ve peri-menopozdan kaynaklanan aşırı terleme dahil aşırı terlemeye karşı (antihidrotik, antipersiperant), östrojenik, astrenjan, antifungal, hipoglisemik ve tonik olarak kullanılmaktadır. Tüberküloz hastalığında gece terlemelerini durdurmak için kullanılır. Adaçayının spazmolitik niteliği heyecanı bastırmakta, sindirim sorunlarına derman olmakta ve solunum sistemi problemlerinde oldukça yararlıdır. Adet düzensizliği ve sancılı adet gören bayanlar için oldukça kullanışlı ve yararlıdır. Adaçayı yağı çorbalarda çeşni ve parfüm yapımında da kullanılır.17 Adaçayının yemeklerde doğal bir çeşni olarak kullanılabileceği Avrupa Konseyi tarafından onaylanarak doğal çeşniler listesinde gösterilmiştir.4 Tüylü ve beyazımsı bir renkte olan yaprakları çiğnenebileceği gibi, kurutulup ve toz haline getirebilir, çay gibi haşlanarak veya kaynamış suda bekletilerek içilebilir. Tıbbi adaçayından (S. officinalis) ayrı olarak, Çin adaçayı (dan-shen veya S. miltiorrhiza) ve kahin adaçayı (S. divinorum) hayal gördürücü (halüsinojen) bir ilaç etkisi yarattığı için ABD'de bazı eyaletlerde kullanımın kısıtlanması hala incelenmekte olduğundan henüz karara bağlanmamıştır.18,19

Farmakolojik özellikleri ve endikasyonları

Thujon zengini uçucu yağları karnosol diterpeneoidi çok kuvvetli antimikrobiyal, antimikotik (antifungal) ve antiviral etkilere sahiptir. Adaçayının salvin gibi flavonoid bileşenleri ise spazmolitik ve kloretik nitelik taşırlar.17,21 Salvin flavonoidi, üst solunum yolları ve deri enfeksiyonlarına neden olan Staphylococcus aureus adlı bakteriye karşı antimikrobiyal etki gösterir.22 Adaçayı aynı zamanda oldukça kuvvetli antioksidan niteliklere sahiptir.22,23 Adaçayı yaprağı çayı için Alman Standart Lisansı, adaçayının boğaz ve ağız müköz zarlarının iltihaplanması, diş protezinin neden olduğu lezyonlarda ve gastrointestinal sistemde oluşan iltihaplanmalarda tedaviye destek olarak kullanılmasını onaylamaktadır.23 Hayvan deneylerinde karnosolik asit ve karnosol bileşenlerinin merkezi sinir sistemi üzerinde etkili olduğu bulunmuştur. Rozmarinik asit gibi tanen içeriği ise antienflamatuar, astrenjan ve antihidrotik etki göstermektedir. Adaçayının karminatif (gaz giderici), antispazmotik, antiseptik, astrenjan ve antihidrotik özellikleri olduğu bildirilmiştir. Alman Komisyon E, adaçayının dahili olarak dispepsi (hazımsızlık ve mide rahatsızlıklarında) ve aşırı terlemede ve haricen de boğaz ve burun iltihaplanmasında kullanılmasını tavsiye etmektedir.11 2009 yılında Avrupa İlaç Kurumu'nun (European Medicine Agency) yayınladığı son monografiye göre kuru yapraklar, bitkinin kuru tablet veya kapsül formlarının veya likit ekstresinin ya da bitkisel çay formlarındaki alıç yaprağının geleneksel kullanımı onaylanmıştır. Buna göre alıç yaprağının; mide yanması ve şişkinliği gibi dispeptik rahatsızlıkların semptomatik tedavisinde, aşırı terlemenin giderilmesinde, ağız ve boğaz iltihaplarının semptomatik tedavisinde ve ciltte görülen hafif iltihaplı enfeksiyonların tedavisinde kullanılması onaylanmıştır.17 Son dönemlerde yapılan bazı bilimsel çalışmalar adaçayının aşırı terlemeye karşı etkili bir faktör (antihidrotik), antitümör, antinosiseptif, antianjiyojenik, antitrombosit, antibakteriyel, antiviral, antifungal, astrenjan, antispazmotik, antioksidan, antihiperlipidemik, östrojenik, hipoglisemik (antidiyabetik), antienflamatuar, ve zindelik kazandırıcı (tonik) olarak kullanılabileceğine dair önemli kanıtlar sunmaktadır.24-26 Adaçayının antimikrobik etkisini bitkinin uçucu yağlarının içerdiği thujon, timol ve öjenol ve rozmarinik asit bileşenlerinden kaynaklanır.27-28 Fenolik asitler, salvinler ve monometil eterler de adaçayının antimikrobik etkisine katkı sağlarlar. Adaçayının içerdiği fitokimyasalların Staphylococcus aureus, Escherichia coli, Salmonella spp., Shigella sonnei, Klebsiella ozanae (gram negatif), Bacillus subtilis (gram pozitif) bakterlerine ve Candida albicans, Candida krusei, Candida pseudotropicalis, Torulopsis glabrata, Cryptococcus neoformans gibi mantarlara karşı in vitro etki olduğu kanıtlanmıştır.28-29 Fenolik bileşenlerinin Enterococcus bakterisine karşı etkili olduğu da gösterilmiştir.30-32 Adaçayının labiatik asit ve karnosik asit aktif bileşenlerinin antioksidan etki göstermesinde önemli roller oynadığı gösterilmiştir.25,33 Karnosik asitin lipid absorbsiyonu inhibitörü etkisi göstererek kilo kontrolünde de etkili olduğu kanıtlanmıştır. Hayvan modelleri kullanılarak yapılan in vitro çalışmalarda adaçayının karaciğerin antioksidan konumunu güçlendirdiği ve azatioprin kaynaklı toksisiteye karşı koruduğu bildirilmektedir.34 Yüksek tanen içeriği adaçayının astrenjan etkisinden sorumludur. Adaçayının bu etkisi uçucu yağlarında bulunan pinen bileşeninden kaynaklanır.4 Laboratuvar hayvanları üzerinde yapılan deneylerde adaçayı uçucu yağlarının antispazmotik etki gösterdiği kanıtlanmıştır.29 Adaçayı uçucu yağında bulunan rozmarinik asitin şıçanların lokomotorlarında bir değişiklik yaratmadan veya beyin dokularında herhangi bir DNA değişimine neden olmadan antikolinesteraz bir etki gösterdiği bulunmuştur.35 İn vitro ve in vivo çalışmalarda adaçayının uçucu yağ ve türlü monoterpenoid bileşenlerinin asetilkolinesteraz etkiyi bastırdığı ve ilave olarak antioksidan, antienflamatuar ve östrojenik etki gösterdiği bulunmuştur.33 Adaçayı modern herbalistlerin menopozda sık karşılaşılan sıcak basması, gece terlemeleri ve östrojenik etkilerinden dolayı sıklıkla reçeteledikleri bir tıbbi bitkidir. Kadınlarda dölyatağı kaslarını uyardığı ve aybaşı düzensizliklerini ve aşırı sancıları giderdiği ve ayrıca östrojen hormonu içerdiği için menopoz dönemi sıkıntılarını azalttığı kanıtlanmıştır.4-5,24 80 hasta üzerinde yapılan bir deneyde adaçayının aşırı terlemeyi azalttığı görülmüştür. Bitkinin yüksek tanen içeriğinin bu fonksiyonu sağladığı bilinmektedir.11 Diyabetli sıçanlar üzerine yapılan bir deneyde adaçayının insülin salgısını etkilemeden serum glukoz düzeyini azalttığı kanıtlanmıştır. Bazı Doğu Avrupa ülkelerinde adaçayı antidiyabetik ilaç statüsü bile kazanmıştır.24 Son dönemlerde diyabetik sıçanlar üzerine yapılan hayvan deneylerinde ve insanlarda yapılan klinik deneylerde tıbbi adaçayının serum glukoz düzeyini düşürmede sentetik bir antidiyabetik ilaç olan glibenklamid kadar etkili olduğu kanıtlanmıştır.26,36 Son dönemlerde yapılan yine benzer bir çalışmada tıbbi adaçayının diyabetik sıçanların serum glukoz düzeyini insülin salgısını etkilemeden belirgin bir şekilde düşürdüğü fakat sağlıklı sıçanlara hiçbir etki göstermediği bulunmuştur.37 Adaçayının polisakkarit kompleksinin immunomodülatör (bağışıklık sistemi düzenleyicisi) etkisine sahip olduğu gösterilmiştir.38 Adaçayının astım hastalığında etkili olduğu belirtilmiştir.5 Antik dönemlerden bu yana adaçayı hafızayı güçlendirmede ve bunama tedavisinde kullanılmaktadır. Adaçayının kolinerjik etkisi in vivo ve in vitro olarak gösterilmiş ve Alzheimer hastalığının tedavisinde etkili olduğu ispatlanmıştır.33 Tarafsız, rassal ve plasebo kontrollü bir deneyde adaçayının Alzhemier hastalığının kontrolünde çok etkili olduğu görülmüştür.39 Özellikle İspanyol adaçayının (S. lavandulaefolia) hafıza güçlendirici ve öğrenme ve anlama yeteneğini güçlendirici etkisi pek çok klinik deneyde kanıtlanmıştır.5

Yan etki, kontrendikasyon, toksisite ve ilaç etkileşimleri

Adaçayı yaprağı güvenlidir. Farmakope ve monografilerin hiçbirisi herhangi bir kontraendikasyon veya toksik etki belirtmemektedir. Normal dozlarda gıda olarak tüketildiğinde herhangi bir kontraendikasyonu ve hiçbir yan etkisi yoktur. Fakat özellikle tıbbi adaçayının uçucu yağları düşüklere neden olucu (abortifacient) ve adet arttırıcı (emmenagogic) etkiye sahip yüksek oranda alfa ve beta thujan içerdiği için bebek bekleyen bayanların aşırı düzeyde kullanmamaları önerilir.29 Ayrıca emziklilerin de anne sütünü azaltıcı etkisinden dolayı adaçayını kullanmamaları tavsiye edilebilir. Aşırı tüketiminde içerdiği thujon ve kafur gibi fitokimyasallar nedeniyle konvülsiyon ve yorgunluk belirtileri ortaya çıkabilir.11 Klinik deneyler adaçayının çok iyi tolere edildiğini ve hatta plasebodan daha az yan etki gösterdiğini ortaya koymaktadır.20,39 Adaçayı bitkisinin yaprakları ve adaçayından elde edilen preparatların hiçbir ilaç ile etkileşimi yoktur. Adaçayı ekstrelerinin, ilaç-ilaç veya bitki-ilaç etkileşimine dair literatür taramasında hiçbir bilgiye rastlanmamıştır. Adaçayı yapraklarının besinlerle veya diğer tıbbi bitkilerle herhangi bir etkileşimi de bildirilmemiştir.20

Adaçayı içeren Doğal Markam ürünleri

Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan'ın formülasyonlarıyla üretilen ve adaçayı içeren ürünler:

Bana uygun olanı bul Tüm ürünler

Bu liste, ürünün içeriğinde bu bitkinin bulunduğunu belirtir; yukarıda aktarılan literatür bulgularının ürüne ait bir etki iddiası olduğu anlamına gelmez.

Sık sorulan sorular

Adaçayı nedir?

Adaçayı (Salvia officinalis), adaçayı (Salvia), nane familyası içinde en geniş bitki türünü oluşturur. 30-80 cm arasında boylanabilen bitkinin menekşe renkli çiçekleri halka dizilişlidir. Kışın yapraklarını dökmeyen, dayanıklı otsu ya da çalımsı bitkilerdir. Kare kesitli tüylü gövdesi, bitkinin ikinci yılında odunsulaşır.

Adaçayı ne işe yarar?

Bilimsel literatürde bu bitki üzerine bildirilen bulgular şöyledir: Thujon zengini uçucu yağları karnosol diterpeneoidi çok kuvvetli antimikrobiyal, antimikotik (antifungal) ve antiviral etkilere sahiptir.

Adaçayı faydaları nelerdir?

Bilimsel literatürde bu bitki üzerine bildirilen bulgular şöyledir: Adaçayının salvin gibi flavonoid bileşenleri ise spazmolitik ve kloretik nitelik taşırlar. Salvin flavonoidi, üst solunum yolları ve deri enfeksiyonlarına neden olan Staphylococcus aureus adlı bakteriye karşı antimikrobiyal etki gösterir. Adaçayı aynı zamanda oldukça kuvvetli antioksidan niteliklere sahiptir. Adaçayı yaprağı çayı için Alman Standart Lisansı, adaçayının boğaz ve ağız müköz zarlarının iltihaplanması, diş protezinin neden olduğu lezyonlarda ve gastrointestinal sistemde oluşan iltihaplanmalarda tedaviye destek olarak kullanılmasını onaylamaktadır. Hayvan deneylerinde karnosolik asit ve karnosol bileşenlerinin merkezi sinir sistemi üzerinde etkili olduğu bulunmuştur. Bu bulgular literatür derlemesidir; tedavi önerisi ya da herhangi bir ürün için sağlık beyanı değildir.

Adaçayı bitkisinin hangi kısımları kullanılır?

Bahçe ya da tıbbi adaçayının (S. officinalis) taze veya kurutulmuş yaprakları (Salviae folium). Ancak bitki çiçeklenmeden önce Mayıs ayında toplanmalıdır. Kurutulmuş veya taze bitkinin tamamı kullanılacaksa çiçeklendikten hemen sonra Ağustos ayında toplanır.

Adaçayı nasıl kullanılır?

Adaçayı bitkisinin Latince ifadesi salvia, 'iyileşmek' anlamına gelen Latince salvere kelimesinden türetilmiştir. Seçilen bu kelime muhtelemen adaçayı bitki türünün çok uzun zamandan beri inanılan tedavi edici niteliklerine vurgu yapmaktadır. Adaçayı eski Yunan, Mısır ve Roma toplumlarında yaygın bir tıbbi ajan olarak kullanılmaktaydı.

Adaçayı yan etkileri nelerdir, kimler kullanmamalı?

Adaçayı yaprağı güvenlidir. Farmakope ve monografilerin hiçbirisi herhangi bir kontraendikasyon veya toksik etki belirtmemektedir. Normal dozlarda gıda olarak tüketildiğinde herhangi bir kontraendikasyonu ve hiçbir yan etkisi yoktur.

Adaçayı hangi etken maddeleri içerir?

Uçucu yağlar (%1.5-3.5): Adaçayının biyolojik olarak aktif terapötik ajanları sahip olduğu uçucu yağlardır. Alman Komisyon E Farmakopesi'ne göre terapötik olarak etkili olabilmesi için adaçayı yaprağı %1.5 oranından daha az thujon uçucu yağı içermemelidir. Bahçe adaçayı (S.

Adaçayı hangi farmakopelerde yer alıyor?

British Pharmacopoeia (2009), Ph Eur (2007), ESCOP (2003), Alman Komisyon E (2000)

Kaynakça

41 kaynağı göster
  1. Sutton J (2004). The Gardener's Guide to Growing Salvias. Workman Publishing Company. p.17.
  2. Clebsch B & Carol DB (2003). The New Book of Salvias. Timber Press. p.18.
  3. Gruenwald J et al., eds (2000). PDR for Herbal Medicines, 2nd edn. Montvale: Medical Economics Company Inc. p.658.
  4. Barnes J, Anderson LA & Phillipson JD (2007). Herbal Medicines. 3rd edn. London, Pharmaceutical Press, Royal Pharmaceutical Society of Great Britain. p.512.
  5. Braun L & Cohen M (2007). Herbs & Natural Supplements An Evidence-based Guide, 2nd edn. Marrickville, NSW: Churchill Livingstone, Elsevier Australia. p.1013.
  6. Khan IA & Abourashed EA (2010). Leung’s Encyclopedia Of Common Natural Ingredients used in Food, Drugs, and Cosmetics. 3rd edn, John Wiley & Sons, Inc., Hoboken, New Jersey. p.550.
  7. Fisher C & Painter G (1996). Materia Medica for the Southern Hemisphere. Auckland: Fisher-Painter Publishers.
  8. British Pharmacopoeia (BP) (2009. Vol. 1-4. London: The Stationery Office.
  9. European Pharmacopoeia and Supplements 6.1–6.2 (Ph Eur) (2007). Sixth Edition. Strasbourg: Council of Europe.
  10. European Scientific Co-operative on Phytotherapy (ESCOP) (2003). ESCOP Monographs. 2nd edition. New York: ESCOP, Georg Thieme Verlag.
  11. Blumenthal M, Goldberg A, Brinckmann J (eds) (2000). Herbal Medicine: Expanded Commission E Monographs. Austin, TX: Integrative Medicine Communications.
  12. Foster S (2006). Medicinal plants of Montenegro. HerbalGram 72:48-54.
  13. European Herb Growers Association (2010). Production of medicinal and aromatic plants in Europe. Status.
  14. Redzic S (2010). Wild medicinal plants and their usage in traditional human therapy (Southern Bosnia and Herzegovina, W. Balkan). Journal of Medicinal Plants Research 4(11):1003-1027.
  15. Censkowsky U, Helberg U, Nowack A, Steidle M (2007). Overview of Word Production and Marketing of Organic Wild Collected Products. Geneva, Switzerland: International Trade Centre UNCTAD/WTO.
  16. Walker JB, Sytsma KJ, Treutlein J & Wink M (2004). Salvia (Lamiaceae) is not monophyletic: implications for the systematics, radiation, and ecological specializations of Salvia and tribe Mentheae. American Journal of Botany 91(7): 1115–1125.
  17. Engels G (2010). Sage. HerbalGram 89:1-4. American Botanical Council.
  18. Sack K, McDonald B (2008). Popularity of a Hallucinogen May Thwart Its Medical Uses. New York Times. http://www.nytimes.com/2008/09/09/us/09salvia.html. Erişim: 08.07.2011.
  19. Houghton PJ (2004). Activity and constituents of sage relevant to the potential treatment of symptoms of Alzheimer’s disease. HerbalGram 61:38.
  20. Williamson E, Driver S & Baxter K (Eds.) (2009). Stockley’s Herbal Medicines Interactions. London, UK. Pharmaceutical Press, RPS Publishing. p.343.
  21. Kraft K, Hobbs C (2004). Pocket Guide to Herbal Medicine, Georg Thieme Verlag, Stuttgart. p.114.
  22. DerMarderosian A & Beutler JA (Eds) (2002). The Review of Natural Products: The Most Complete Source of Natural Product Information. 3rd ed. St. Louis, MO: Facts and Comparisons.
  23. Wichtl M, Brinckmann J (2004). Herbal Drugs and Phytopharmaceuticals. 3rd ed. Stuttgart: Medpharm GmbH Scientific Publishers.
  24. Sage. OBeWise Nutriceutica. Applied Health. http://www.appliedhealth.com/nutri/page8453.php. Erişim: 08.06.2011.
  25. Hsiu-Hui Chan et al (2011). Anti-inflammatory, anticholinesterase and antioxidative constituents from the roots and the leaves of Salvia nipponica Miq. var. formosana. Phytomedicine 18:148–150.
  26. Eidi A & Eidi M (2009). Antidiabetic effects of sage ( Salvia offi cinalis L.) leaves in normal and streptoz otocin-induced diabetic rats. Diabetes & Metabolic Syndrome: Clinical Research & Reviews 3:40–44.
  27. Petersen M & Simmonds MSJ (2003). Rosmarinic acid. Phytochemistry 62(2):121-125.
  28. Petri G et al (1988). Tannins and other polyphenolic compounds in the genus Salvia. Planta Med 54:575.
  29. Newell CA, Anderson LA & Phillipson JD (1996). Herbal Medicines: A Guide for Health Care Professionals. London,
  30. UK: The Pharmaceutical Press.
  31. Recio MC et al (1989). Antimicrobial activity of selected plants employed in the Spanish Mediterranean area. Part II. Phytother Res 3:77.
  32. Feres ML et al (2005). In vitro antimicrobial activity of plant extracts and propolis in saliva samples of healthy and periodontally-involved subjects. J Int Acad Periodontol 7(3):90-96.
  33. Cardile V, Russo A, Formisano C, Rigano D, Senatore F, Arnold NA & Piozzi F (2009). Essential oils of Salvia bracteata and Salvia rubifolia from Lebanon: chemical composition, antimicrobial activity and inhibitory effect on human melanoma cells. J. Ethnopharmacol 126:265–272.
  34. Perry N et al (2003). Salvia for dementia therapy: review of pharmacological activity and pilot tolerability clinical trial. Pharmacol Biochem Behav 75(3):651-659.
  35. Amin A & Hamza AA (2005). Hepatoprotective effects of Hibiscus, Rosmarinus and Salvia on azathioprine-induced toxicity in rats. Life Sci 77(3):266-278.
  36. Pereira P et al (2005). Neurobehavioral and genotoxic aspects of rosmarinic acid. Pharmacol Res 52 (3):199-203.
  37. Kianbakht S, Abasi B, Perham M & Hashem-Dabaghian F (2011). Antihyperlipidemic Effects of Salvia officinalis L. Leaf Extract in Patients with Hyperlipidemia: A Randomized Double-Blind Placebo-Controlled Clinical Trial. Phytother Res. (Apr):19.
  38. Eidi M, Eidi A & Zamanizadeh H (2005). Effect of Salvia officinalis L. leaves on serum glucose and insulin in healthy and streptozotocin-induced diabetic rats. Journal of Ethnopharmacology 100:310–313.
  39. Capek P & Hribalova V (2004). Water-soluble polysaccharides from Salvia officinalis L. possessing immunomodulatory activity. Phytochemistry 65(13):1983-1992.
  40. Akhondzadeh S, Noroozian M, Mohammadi M, Ohadinia S, Jamshidi AH & Khani M (2003). Salvia officinalis extract in the treatment of patients with mild to moderate Alzheimer's disease: a double blind, randomized and placebo-controlled trial. J Clin Pharm Ther 28(1):53–59.
  41. Akhondzadeh S et al (2003). Salvia officinalis extract in the treatment of patients with mild to moderate Alzheimer’s disease: a double blind, randomized and placebo-controlled trial. J Clin Pharm Ther 28(1):53-59.
Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan

Dr. Ecz. Fidan Pesen Özdoğan

Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunu. Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nde fitoterapi yüksek lisansı yaparak Uzman Eczacı unvanını aldı. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) Anabilim Dalı'nda doktorasını tamamladı; Türkiye'de bu alanda verilen ilk bilim doktoru unvanı bu çalışmayla geldi. Geleneksel Uygur tıbbı kaynaklarını aslından okuyabilmek için Uygurca ve Osmanlı Türkçesi öğrendi. Doğal Markam markasının bitkisel formülasyonlarını tasarlıyor.

Sorumluluk reddi. Bu sayfa, konu üzerine yayımlanmış farmakope ve bilimsel literatürün derlemesidir; aktarılan bulgular kaynakların ifadesidir, bir tedavi önerisi ya da sağlık beyanı değildir. Bitkisel ürünler ve takviye edici gıdalar hastalıkları önleme, tedavi etme veya iyileştirme amacıyla kullanılamaz. İlaç kullananların ve gebe ya da emziren kişilerin bitkisel ürünlere başlamadan önce hekimine danışması gerekir. Ürün seçimi için WhatsApp destek hattımızdan ekibimize ulaşabilirsiniz.